22 Ağustos 2017

Bir Dünya Mirası: Hal Saflieni Hypogeum

Yazı: Neslihan Kandolu /Sabancı Üniversitesi

Kutsallığın kutsalı, diye de anılır...

Tarih öncesinin en ilginç ibadethanesi diyebileceğiniz, akustiği ile insanın başını döndüren bir "taş" mekan.

Bu ibadethanenin bulunduğu ada olan Malta'ya "kutsal ada" denmesinin sebebi, tarih öncesinden kalan tapınakların en çok bulunduğu yerlerden biri olmasıdır. Fakat, Hypogeum, diğer tapınaklardan farklı olarak bir yeraltı tapınağıdır; türünün tek örneğidir. Oyulmuş kayaların oluşturduğu eşsiz atmosferi ve labirentlerle karmaşık bir yapıya sahip olması onu daha da şahsına münhasır hale getirmiş, akustiği ile hem eski çağ insanlarının hem de şimdiki çağımıza ait ziyaretçilerinin başını döndüren bir yer olmuştur.

Hypogeum, 1902 yılında bir taş işçisi tarafından keşfedildi.

Daha sonra 1980 yılında UNESCO'nun Dünya Mirası Listesi'ne alındı. 

O keşfediş... Milattan önce 4000 yılı civarlarında yapıldığı ve 2500'lere kadar kullanıldığı tahmin edilen bu mekan çok büyük ilgi gördü, çok dikkat çekti, hem arkeologlar hem de tarihçiler hem de diğer insanlar tarafından.

Nedeni ise, bu mekanın içinin yine aynı eski zamanlardan kalma binlerce cesetle dolu olmasıydı. Arkeologların söylemine göre 7000 kadar insana ait kemiklerle, kafatasılarla doluydu içerisi...

Ne büyük vahşet! Burada kutsal tören diye, toplu katliam mı yapılmıştı?

Hypogeum'un içinde bulunmak, kocaman bir çanın içinde bulunmaya benzer, derler. Eğer hayal ederseniz, çanın içindeyken sadece kulaklarınız değil, bütün vücudunuz hisseder tınısını, titreşimini. Hypogeum'da olmak da öyle bir şeymiş işte, belirli bir seviyenin üzerinde çıkartılan sesleri sadece kulaklarınız değil, bütün vücudunuz hissedermiş, bu da o eşsiz akustiğe sahip olmasının bir sonucu tabi. Triests Üniversitesi'nden Paolo Debertolis ve Siena Üniversitesi'nden Niccolo Bisconti'nin teorisine göre, bu "speaking chambers" denilen odalarının diğer bilim insanlarınca 110 Hz olarak hesaplanan akustiğe sahip tasarımı, burada ayinlere katılan insanların ruhunu etkileyebilmesi için özellikle ayarlanmış. Tabi, milattan önce 4000 yılında bu kadar sayısal ve bilimsel hesaplamalar kullanılarak, çok ince bir çalışmayla yapılmış bir yer değil; ama orayı inşa edenler özellikle bir akustik olmasını istemişler, belli ki...

Bir rivayete göre, buradaki o özel akustik, ayinler sırasında insanların kendilerinden geçmelerine sebep oluyormuş, hatta bu "kendinden geçen" kişilerden ölenlerin de olduğu söyleniyor. Nasıl böyle küçük bir mekan, fiziğin kurallarından gücünü alarak insanları alt eden bir kutsallık sembolü haline gelebilirdi, hayret eder insan.

Arkeologlar burayı araştırmaya devam ettikçe daha da şaşırtıcı şeyler bulmuşlar. 

Mesela onların bu kutsal tapınak içinde buldukları "Sleeping Lady" diye adlandırılan bir minyatür seramik heykel, tarih öncesi sanatının insan eliyle yapılmış en önemli eserlerinden sayılır -her ne kadar bu heykelciği yapmış olan kişi bunu hiçbir zaman bilememiş olsa da...

Burada bulunan binlerce insan kemiğine gelince: Hypogeum'un, daha çok ölüm ayinlerinin düzenlendiği ve ölenlerin de kümeler halinde küçük oda mezarlara gömüldüğü bir yer olarak kullanıldığı tahmin ediliyor. Bu odalara insanların kendi şahsi eşyaları da gömülür ve hepsinin toprağa karışması sağlanırmış. Bu odalarda bir hayli çok bulunmuş olan kırmızı toprak boyası da bu ölüm ayinlerinde "insan kanı ve yaşamı" nı temsil etmesi için kullanılırmış. 

Bir hayli ilginç bir mekan bu Malta'daki Hypogeum...

Bu ilginçliğine ve dikkat çekiciliğine ek olarak: Kendi adını Hypogeum'un bir diğer karakteristik özelliği olarak beraber anılmasına sebep olan, yapının tam merkezine özel olarak konumlandırılmış "Kutsallığın Kutsalı" odası da, yılın en kısa gününde (21 Aralık), güneş ışınlarının bütün diğer odalara -en uzak odaya bile- dengeli bir şekilde dağılmasına izin veren bir tasarıma sahip.

Tıpkı Malta'da bulunan diğer tarih öncesi mekanlar gibi...

Şaşırmamak, mümkün değil.

Gitmek isterseniz, günde en fazla 80 ziyaretçi kabul ediyormuş, benden söylemesi...

Okuyup, bilgi edindiğim kaynaklar:

http://whc.unesco.org/en/list/130

http://www.otsf.org/hal-saflieni-project.html

http://heritagemalta.org/museums-sites/hal-saflieni-hypogeum/

http://www.ancient-origins.net/news-history-archaeology-mysterious-pheno...

http://www.ancient-wisdom.com/maltahypogeum.htm

http://philipcoppens.com/hypogeum.html

http://www.worldheritagesite.org/sites/halsaflienihypogeum.html

http://www.karentate.com/Tate/dreaming_and_inspiration_with_th.htm

Neslihan Kandolu /Sabancı Üniversitesi