GAMZE SARAÇOĞLU: Tasarımları Hayalinde Canlandırdığı Kadınlar İçin

Röportaj: SUmoda

Beğenerek alışveriş yaptığımız birçok markanın kreatif danışmanlığını üstlenmiş başarısıyla tasarımlarıyla isminden çok söz edilen bir tasarımcı o. Hakkında okuyup hazırlanarak geçirdiğimiz bir haftadan sonra röportaj için Nişantaşı'ndaki atölyesine gittiğimizde tahmin ettiğimizden çok daha genç bir kadın bizi karşıladı, şaşırdık. Geçtiğimiz yıl 10. yılını kutlayan, couture’ün annesi, bütün mütevazılığıyla Gamze Saraçoğlu!



Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Gamze Saraçoğlu kimdir?

1980 doğumluyum. Işık Üniversitesi mezunuyum. Daha sonra Marmara Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptım. Okulun son senesinde yurt dışında okumak için bir burs kazandım. Yurt dışına gitme ihtimalim olduğunu hayatıma adapte ettikten sonra dedim ki ben moda tasarımcısı  olmak istiyorum ve bununla alakalı yurt dışında eğitim almak istiyorum. Parsons'a başvurdum, gerekli koşulları sağladıktan sonra teknik sınavı da yüksek bir dereceyle geçip okumaya başladım ve okulu dereceyle bitirdim. Yurt dışında çalışırken bir yandan Londra'da moda tasarımı eğitimlerimi tamamladım. Daha sonra Türkiye'ye dönüp 2005 yılında kendi markamı kurdum. Şu an Türkiye'de moda haftalarının açılış ve kapanışlarını yapıyorum, kişiye özel koleksiyonlar hazırlıyorum ve aklınıza gelebilecek markaların çoğuna da danışmanlık yapıyorum. Bir yandan Mimar Sinan Üniversitesi'nde ders veriyorum. Böyle bir tempo içindeyim.


Moda serüveniniz nasıl başladı? Çocukluğunuzdan beri içinizde bu moda aşkı var mıydı?

Aslında çocuklukta var diyemem çünkü onu algılayabilicek bir fikirde değildim. Kreatif anlamda bir şey yapmak istediğimi biliyordum ama bunun moda tasarımı olacağını çok bilmiyordum. Bir şeyleri yaratma isteği içimde hep vardı tabii.Üniversiteye gittim, çalışmaya başladım ve çalıştığım işin beni mutlu etmediğini farkettim ve istediğim şeyi okumak için sıfırdan bir yola başladım. Yapı olarak yaratmakla ilgili konularla ilgileniyordum ve ilgimi en çok çeken modaydı.


Peki bir çok markaya koleksiyon hazırlıyorsunuz bunun süreci nasıl oluyor? Markanın çizgisi koleksiyonlarınıza yansıyor mu?

Aslında orda mümkün olduğu kadar disiplinli olup o disiplini markaya taşımak önemli. Danışmanlık yaptığınız zaman disiplinli bir şekilde devam etmek,markayı doğru algılamak çok önemli. Öbür türlü bir sezon yapıp diğer sezon yollarınızı ayırabiliyorsunuz halbuki danışmanlık uzun süreli bir iş. Danışmanlıkta markanın kimliğini çok iyi anlayıp markaya bir imza getirmek gerekiyor ve bunu çok dikkatli yapmak gerekiyor.


Bu süreç içersinde karşılaştığınız zorluklar neler oldu?

Okuldan sonra Türkiye'ye dönünce çok zorlandım çünkü Amerika'nın verdiği o düzen ve disiplin bir anda gitti. Bu durum beni çok zorladı ve akıl alabileceğim hiçkimse yoktu. O kadar farklı dengeler vardı ki moda alanı gerçekten çok kısıtlıydı. Şu an gerçekten çok ciddi bir meslek haline geldi ve herkes moda tasarımı okumaya başladı. İnsanlar moda tasarımcılığını bir keyif mesleği olarak görmeye başladı. Bu meslek çok keyifli olmasıyla beraber asla kolay bir meslek değil. Ama bence önümüzdeki günlerde çok daha keyifli ve kolay bir meslek haline gelecek. O zorluklar biraz geride kaldı.


Gamze Saraçoğlu kadınını nasıl tanımlarsınız?

Beni andıracak ve benim anlaşabileceğim kadınları giydirmeyi seviyorum. Doğal,entellektüellik seviyesi yukarda, kendi doğruları üzerine hayatlarını kuran, geçici popüleriteliklerle kimliklerini bozmayan, ayaklarını yere sağlam basan ve güçlü kadınlar aslında benim hayal ettiğim kadınlar. Ve bunu koleksiyonlarıma
yansıtıyorum mesela benim koleksiyonlarımdaki çoğu kadının elleri cebindedir yani o özgüveni yansıtmayı seviyorum. Makyajı çok sakindir, saçları çok yapılı değildir.


Moda dünyası dışardan çok büyülü görünüyor.Peki bu sektörün zorlukları neler?

Bu mesleğin çok ciddi koşulları var. Altı ayda bir koleksiyon hazırlamak zorundasınız. 6 ayın çalışmasını ise on dakikalık bir defilede gösteriyorsunuz. Bu kadar karşılığını veremeyen bir meslek aslında. Bir yandan yaptığınız ürünün satması gerekiyor. Çok ciddi planlama ve destek gerektiren bir meslek. O kadar çok tasarımcı var ki bunların arasından sıyrılmak gerçektn çok zor. Finansal olarak da geri dönüşümü zor bir meslek.Bir şeyin eksik olması bütün koleksiyonu riske atabilir; öte yandan bir koleksiyonun kötü olması o tasarımcıyı siler