Tüm Sabancı Üniversitesi camiasının kanatlarının arkasındaki rüzgar: Tosun Hoca

Tüm Sabancı Üniversitesi camiasının kanatlarının arkasındaki rüzgar: Tosun Hoca 

Sabancı Üniversitesi Kurucu Rektörü Tosun Terzioğlu’nu aramızdan ayrılışının birinci yıldönümünde düzenlenen toplantıya Sabancı Üniversitesi Ailesinin mensupları, mezunlar, öğrenciler, akademisyen ve idari çalışanların yanı sıra eşi Nuran Terzioğlu, kızı Ayşecan Terzioğlu, Sabancı Üniversitesi’nin Kurucu Genel Sekreteri Hüsnü Paçacıoğlu, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Dr. Nazan Ölçer ve kuruluş dönemi direktörlerinden Fatih Ertimur katıldı.

Tosun Beyi anmak için biraraya geldiğimiz törende ilk sözü Rektör Vekili Ayşe Kadıoğlu aldı. Hepimizin bu kampüsün her köşesinde Kurucu Rektörümüz Tosun Terzioğlu ile birçok anısı olduğunu söyleyen Ayşe Kadıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tosun Terzioğlu, Kurucu Rektörümüz olarak üniversitemizin temel ilkelerinin, kültürünün oluşmasında müthiş etkili olmuş bir insan.  Kendisi, mütevazılık, dinlemeyi bilmek, yapıcı olmayan tavırlardan ve hiyerarşiden haz etmemek gibi kişisel özelliklerini bu kültürün oluşum sürecine taşıdı. Sabancı Üniversitesi’nin kurumsal kültüründe akademik özgürlüklere verilen değer Türkiye’de üniversiteler tarihine geçecek önemde bir örnektir. Bunda Tosun hoca’nın çok önemli rolü olmuştur. Tosun hoca, bu üniversitede kamusal entelektüel olmayı önemseyen ve akademik mecraların dışında da zaman zaman yazılar yazan akademik kadroların her zaman arkasında durdu. Akademik mükemmeliyete önem verirken, akademisyenlerin kamusal entelektüeller olarak işlevlerine de değer vermeyi ihmal etmedi. Kendisi de yaşamıyla bu anlamda bir örnektir. Mükemmel bir bilim insanı olmak ile topluma ve doğaya değmeye çalışmanın bir arada olabileceğini kendi yaşamıyla göstermiştir. Türkiye’de eğitim konusunun her aşaması ile ilgilenmiş, bugün artık tarihe geçen yazılar kaleme alarak yapıcı düşüncelerini önemli siyasal dönüm noktalarında herkes ile paylaşmaktan imtina etmemiş bir insandı. Cesaret gösterilmesi gereken yerlerde sağlam durmuş ve üniversitemizin özgün yapısının korunması için çok emek vermiştir. Onun cesareti ve kararlılığı sayesinde bugün birçok ayırt edici özelliğimizi, mesela bölümlere değil, fakültelere öğrenci kabul eden ilk üniversite oluşumuzu muhafaza etmekle kalmadık, bunun başka üniversiteler tarafından da gerçekleştirilebilmesinin yolu açıldı. Cesaretine bir başka örnek de şudur...Türkiye için dönüm noktası sayılacak bir konferansta, 2005’de, bu toprakların mazisini anlamamızın aynı hataları yapmamak için önemini vurgulayan akademisyenlere destek vermiş, konferansın toplanması için büyük emek vermiş ve hatta açılışta cesaretle bir konuşma yapmıştı. Ben o konuşmayı dinleme ayrıcalığını yaşamış bir akademisyen olarak şu sözlerini hatırlıyorum: “bir eşiği geçiyoruz” demişti. Konuşmaktan, diyalog kurmaktan asla bir zarar gelmeyeceğini vurgulamış ve “bakın göreceksiniz eşiğin öte tarafında öyle korkunç canavarlar yok” demişti.”

Tosun Terzioğlu ile tüm Sabancı Üniversitesi mensuplarının sayısız anısı olduğunu söyleyen Ayşe Kadıoğlu bu anıların bazılarının öğretici, bazılarının cesaret verici, bir kısmının da gülümseten anılar olduğunu belirterek “Benim gözümde tüm Sabancı Üniversitesi camiasının kanatlarının arkasındaki rüzgardı Tosun hoca” dedi.

Daha sonra söz alan Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyemiz Ayşecan Terzioğlu, babası için düzenlenen törende Sabancı Üniversitesi Ailesi ile bir arada olmanın güzel duygular yaşattığını belirterek, bu ailenin kocaman, seçilmiş, geniş bir aile olduğunu ve Tosun Terzioğlu’nun anısını çok güzel yaşattığını söyledi. Ayşecan Terzioğlu ayrıca, Sabancı Üniversitesi’nin kuruluş çalışmaları sırasında, bilimsel bilginin üretilip paylaşılmasında hiyerarşinin ortadan kaldırılacağı bir ortam yaratılmakta olduğu için babası Tosun Terzioğlu’nun o dönemki heyecanını aktardı.

Törende  Tosun Terzioğlu’nun anısını yaşatmak için Sabancı Üniversitesi bünyesinde yapılan  kurumsal çalışmalar ile ilgili bilgiler de katılımcılar ile paylaşıldı.

Sabancı Üniversitesi Mezunlar Derneği’ SÜMED tarafından Tosun Terzioğlu’nun vefatının hemen ardından oluşturulmuş olan  ve mezunların katkıları  ile büyüyen “Tosun Terzioğlu Burs Fonu” hakkında  dernek başkanı Zeynep Bahar  Çelik tarafından bilgi aktarıldı.

Mütevelli Heyeti kararı ile çalışmalarına başlanan diğer projeler ise  “Tosun Terzioğlu Matematik Kürsüsü” ve kampüste oluşturulacak “Tosun Terzioğlu Bahçesi”.

“Tosun Terzioğlu Matematik Kürsüsü” ile ilgili bilgiler de  Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Yusuf Menceloğlu tarafından aktarıldı.

Tosun Terzioğlu Bahçesi

Genel Sekreterimiz Haluk Bal’ın aktardığı Tosun Terzioğlu Bahçesi Bilgi Merkezi’nin yanında 2.5 dönümlük bir alanda oluşturulacak. Bu bahçe; kendisinin sevdiği bitki ve ağaçların yetiştiği, içinde akan sular olan, oturup dinlenecek, düşünecek, sohbetlere imkan verecek, doğal malzemeler kullanılarak yapılan bir bahçe olacak. Bahçenin proje çalışmaları kampüsümüzün kuruluşundan bugüne peyzaj çalışmalarını öz veri ile yürüten Kartepe Peyzaj tarafından yürütülecek.  

Bahçe hakkında GazeteSU’da Nesrin Balkan tarafından tekrar derlenen yazıdan alıntılar yapan Genel Sekreterimiz Haluk Bal ve Rektör Vekili Ayşe Kadıoğlu, şunları aktardı.

“Kendi ayakları üzerinde durma” konusunu ağaç metaforu ile dile getiriyor Tosun hoca ve şöyle diyor: “Her ağaç farklı... Kendi kökü suyu bulunca ondan sonra büyüyüp gidiyor.” Burada sözünü ettiği kökün suyu bulması önemli. Kök suyu bulunca ağaçları sulamaya gerek kalmıyor ve Tosun hoca bunu insanların büyümesine, kendi ayaklarının üzerinde durmasına  benzetiyor. Aynı bölümde “öğrenmenin karşılıklı olmasına” verdiği önemi ise şöyle dile getiriyor Tosun hoca: “İyi eğitim kurumları her öğrencisinden bir şey öğrenir ve ona göre de kendini değiştirir ve geliştirir…”

Yine aynı bölümde şöyle diyor Tosun hoca:

 “ ...eğitim kurumları biraz zeytin ağacı gibidir, biliyorsunuz zeytin ağacı çok yaşar... Ağaç belki yüzyıllık oluyor ama dikkatli bir şekilde budandığı ve bakıldığı zaman sanki yirmi-yirmi beş yıllık ağaç gibi gayet sağlıklı gözüküyor. Eğitim kurumları da tabii ki ağaca benziyor. Ne kadar sağlam, ne kadar iyi kurulursa kurulsun devamlı etrafına bakmak, kendine bakmak, kendini irdelemek, devamlı daha iyisini yapmak suretiyle yenilikler peşinde olmalı.” Sonrasında ise kampüse ekilen bitkileri, ağaçları (mesela sakuraları) anlatıyor, bu kararları nasıl konuşarak üniversitemizin çalışanları, hocalar ile birlikte verdiklerini anlatıyor ve bu bakımdan kampüs için “benim katkıda bulunduğum bir bahçe” diyebilirim diyor. Meyve ağaçları dikilince, öğrencilerin meyveleri henüz olgunlaşmadan koparabileceği, dallarının kırılabileceği kaygısı kendisine aktarıldığında, cevaben şöyle diyor Tosun hoca: “Ama kırılırsa kırılsın yani. Çocukken ben de ham, olmamış erik çok topladım. Onun zevki başkadır. İleride yani büyüdükçe ‘hah ben buna bakarsam daha güzel kayısı yiyebilirim’ diyeceklerdir.”

Yani güveniyor... insanların bir nebze kendi hallerine bırakıldığında doğruyu bulacaklarına güveniyor. Bu bir eğitimci için ne kadar değerli bir özellik.

Tosun hoca’nın sözleri, düşünceleri eminim ufkumuzu açmaya devam edecek.”

Tosun Terzioğlu’nu anmak için düzenlenen törende son sözü Rektör Vekili Ayşe Kadıoğlu alarak şunları söyledi: “Tosun hoca mutluluğu, başarıyı kendi tanımladığımız şekilde arayabileceğimiz kanalları yaratmayı önemseyen bir insandı. Ben bu bahçeyi de öyle görüyorum. Sabancı Üniversitesi camiasının kendisini dinleyebileceği, düşünebileceği, birbiri ile konuşabileceği bir alan olacak bu bahçe...

Tören sonunda katılanlara Tosun Terzioğlu tarafından hayata değen düşüncelerin yer aldığı kitaplar ve yazılar anı olarak dağıtıldı. Bunlardan biri, Üstün Ergüder, Mehmet Şahin ve Öktem Vardar ile birlikte yüksek öğretime ilişkin çalışmalarını içeren “Neden Yeni Bir Yüksek Öğretim Vizyonu?” başlıklı İstanbul Politikalar Merkezi tarafından yayınlanan politika notu. Diğerleri de Dünyaya Çoklu Bakmak Atatürk ve Bugün” ve en son yayınlanan, değerli hocamız Deniz Kurtoğlu Eken’in Tosun hoca ile röportajlarının  kaleme alındığı “Bir Dünya İnsanı Tosun Terzioğlu” adlı kitaplar. Ayrıca  “Ayşe Gül Altınay’ın derlediği “Ebru” başlıklı kitaba yaptığı kısa ama bir o kadar etkileyici  “Farklılıklarımız ile Zenginiz “ başlıklı metninin kopyaları da katılımcılar ile paylaşıldı.