Cinsiyet eşitliği oyun atölyeleri Kültür Koleji’nde

Sabancı Üniversitesi tarafından Sabancı Vakfı’nın desteği ve Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi’nin ortaklığıyla yürütülen Mor Sertifika Programı kapsamındaki çocuklarla cinsiyet eşitliği oyun atölyeleri Kültür Koleji öğrencileriyle buluştu. Kültür Koleji’ndeki bu buluşmayı sağlayansa geçtiğimiz dönem öğretmen adayı olarak eğitim fakültesinde birlikte çalıştığımız Gizem Eyüboğlu’ydu.


Mor Sertifika kapsamında 2016 yılında Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Merkezi ortaklığıyla eğitim fakültesi öğrencilerine yönelik düzenlenen sertifika programına katılan ve şu an Kültür Koleji’nde rehber öğretmen olarak çalışan Gizem, atölyenin kendi okullarında da uygunlanması için destekte bulundu.

Gizem Eyüboğlu ile sertifika programının kendisine kattıkları hakkında sohbet ettik.

Toplumsal cinsiyet sertifika programına katılmak size neler kattı?
Gizem Eyüboğlu:
Benim için sertifika programına katılmak, toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine üniversitede aldığım derslerle ve yaptığım okumalarla başlayan farkındalık yolculuğunda belki de en verimli katkıyı elde ettiğim yerdi. Geçtiğimiz yıl psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümünden mezun oldum ve mesleğe başlangıç yıllarımda okullarda çalışmak hedeflerimden biriydi. Programda, eğitim materyallerinin toplumsal cinsiyet eşitliği gözüyle incelenmesi, öğretmenlerin ve öğrencilerin toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili bilinçlendirilmesi üzerine yaptığımız çalışmalar, çalışmaya başladığım kurumda gerçekleştirmek için harekete geçtiğim ilk konular oldu. Kısacası program, bireysel olarak kazandıklarımın yanı sıra eğitimde yapabileceklerimiz adına bana cesaret veren, yol gösteren bir deneyim oldu.

Programda öğrendiklerinizi kullanma imkanınız oldu mu? Nasıl kullanıyorsunuz?

Gizem Eyüboğlu: Programda öğrendiklerimi birçok yerde paylaştığımı fark ediyorum. Çalıştığım kurumda toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine projeler oluşturarak öğrendiklerimi aktarmaya çabalıyorum. Ayrıca programda öğrendiklerimi ailemle, arkadaşlarımla olan sohbetlerimizde paylaşma fırsatı da buluyorum. Küçük detayların, anekdotların farkındalığı arttırmak adına etkili olduğunu düşünüyorum.

Kutu oyununu okulunuza getirmeye nasıl karar verdiniz?

Gizem Eyüboğlu: Programla birlikte çalışacağım kurumda toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili çalışmalar yapmayı hedeflemiştim. ÇOÇA’nın çalışmalarını da takip etmeye ve özellikle eğitim materyallerini incelemeye başladım. Çalışmaya başladıktan sonra öncelikle öğrencilerle toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine oturumlar halinde bilgilendirme çalışmaları yaptım. Hem eğlenceli bir hale getirmek hem de öğrencilerin temas edebileceği, uğraş gösterdikleri bir şekilde konuyu ele almak için kutu oyunlarının çok verimli olacağını düşündüm ve iletişime geçtim.

Kutu oyununun öğrencilerinize ne gibi katkıları olduğunu düşünüyorsunuz?

Gizem Eyüboğlu: Öncelikle kutu oyunu öncesinde yaptığımız bilgilendirme çalışmalarını oyun yoluyla pekiştirme fırsatı bulduğumuzu düşünüyorum. Ayrıca grup halinde etkileşim ile haksızlıklara karşı farkındalığı arttıran bir oyun olduğu için grup dinamiğine de olumlu katkıları olduğunu düşünüyorum. Okulumuzda gerçekleştirdiğimiz kutu oyunu etkinliği sonrası öğrencilerle olan sohbetlerimde, öğrenciler kartlarda dikkatlerini çeken haksızlıklar ile günlük hayatlarında karşılaştıkları haksızlıkları bağdaştırdıklarını gördüm. Eleştirel düşünme ve farkındalık açısından önemli bir katkı olduğunu düşünüyorum.

Sizin eklemek istedikleriniz...

Gizem Eyüboğlu: Mesleğimin ilk yıllarında öğrencilerimle toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine böylesine güzel materyallerle çalışmalar yapıyor olmak mesleki yeterlilik ve tatmin açısından beni de çok destekleyen bir durum oldu. Toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili bilinçlendirme çalışmalarını her yaş grubuna uygun olarak yaygınlaştırmayı hedefliyorum. Bu sebeple geliştirilen materyallerin desteği süreci hızlandıran ve kolaylaştıran bir etki sağlıyor. Bu sebeple desteğiniz için çok teşekkür ederim.