14 Aralık 2017

Hayatının en güzel yıllarına hoş geldin!

Yazarlar: MDBF Bilgisayar Bilimi ve Mühendisliği / YBF İşletme Çift Anadal öğrencisi Ahmet Atakan Demir  ve MDBF Bilgisayar Bilimi ve Mühendisliği öğrencisi Eylül Dicle Yurdakul

İşte şimdi tam da burada, bu yılları muhteşem geçirmende yardımcı olacağını düşündüğümüz bi’şeyler paylaşmak istiyoruz seninle!

Uzun ve yorucu bir süreçten geçtin ve taptaze bir Sabancılı olarak bu satırları okuyorsun. 

Peki, sen Sabancılı olduğunda neler olur?

Hazırsan, babababababaşlıyoruz!

* Okulumuza başlayan her öğrenciye bir akran danışman (nam-ı diğer mentooooor) atanır. Bu akran danışman bir zamanlar senin gibi yeni ve meraklı, şimdi ise süper deneyimli -hala meraklı!- öğrenciler arasından seçilir. Sen de akran danışmanınla oryantasyon programı esnasında tanışacaksın. Kafana takılan her türlü soruyu ona sorabilir, her konuda onun tecrübelerinden faydalanabilirsin!

* Danıştım danıştım ama daha da danışmak istiyorum mu diyorsun? Süper! Sabancı Üniversitesi danışmak ve öğrenmek isteyenleri çok sever ve onlara bu konuda sayısız yol sunar. Şöyle kiiiii okula kayıt olduğun anda sana bir de akademik danışman atanır. Bu danışman, üniversitenin öğretim üyeleri arasından seçilir, hem de sana özel! Bu konuda daha fazla bilgi almak için bir sonraki maddemize alalım seni.

* Sabancı Üniversitesi açık kapı politikası uygular. Bu, öğretim üyelerimizin kapıları açıksa, başka hiçbir şeye gerek duymadan odalarında onlarla iletişime geçebilmemiz demek. Yani kısaca bir hocayla sadece konuşmak istiyor olman yeterli. Ayrıca bir önceki maddede bahsettiğimiz akademik danışmanının da fakültesini ve oda numarasını öğrenip kapısını açık gördüğün herhangi bir zaman (e açık değilse de çalarsın canım) ona istediğin konuda danışabilirsin.

* Gelelim ders çalışma konusuna. Tanıtım sürecinde en çok sorulan soruların başında gelir: “Rahatça ders çalışabileceğim ortam var mı?”. Bizim de cevaplamayı en çok sevdiklerimizdendir çünkü cevabı: “Var, hem de tonla!”. Eğer yurtta kalacaksan, çalışma masan senin yatağının büyüklüğünde yani koccaman! O başlı başına bir çalışma ortamı senin için. Odanda çalışmak istemezsen, yurt binalarımızın her katında bir çalışma odamız mevcut. “Yok ben yurtta çalışmak istemiyorum bugün” dersen, seni çok sevdiğimiz Bilgi Merkezimiz’e alalım! ( Bilgi Merkezi bizim kütüphanemizdir tabi ama sadece anne-babanla konuşurken “kütüphane” ismini kullanacaksın) Bir sonraki maddede ondan detaylıca bahsediyoruz. Kütüphaneyi de istemedin (aaa neden ki), bu durumda seni zor bir seçim bekliyor çünkü 7 gün 24 saat açık olan amfi ve sınıflarımızdan birini seçmen gerekecek çalışmak için. Evet, amfiler ve sınıflar hiçbir zaman kilitlenmez !

*Bilgi Merkezimiz’e IC deriz genelde, Information Center’ın kısaltması. İçinde sayısız kaynak bulunan, akustiği harika, inanılmaz büyük kütüphanemiz. Üç katında da tekli veya çoklu çalışma yerleri bulman mümkün. İçinde ayrıca arkadaşlarınla grup çalışmaları yapabileceğin, film izleyebileceğin multimedya odaları mevcut. Bu odaları Sabancı Üniversitesi Bilgi Merkezi websitesinden ayırtabilirsin. Aynı anda birden fazla kitap alıp onları iki ay boyunca kullanabilir, iki ay sonunda bu süreyi tekrar uzatabilirsin. Ayrıca, ders kitaplarımızın birçoğu da kütüphanemizde mevcut! Bir kitap aradın (hemen bulursun),  bulamadın (bulursuuuun), bulamadın yahu olamaz mı (tamam tamam bulamadın) hemen istiyorsun onu ve getiriyorlar!

* Peki, okuldaki spor faaliyetleri ne durumda? Yurt ve fakülte binalarından biraz uzaklaşırsan spor merkezimizi görürsün. Oradaki fitness salonunu dilediğin gibi kullanabilir, anlaşmalı olduğumuz (ateşkes antlaşmamız mevcut) fitness eğitmenlerimizden kendine özel program yazdırabilirsin. Ayrıca okulda; pilatesten tut yogaya, kickboxtan tut tenise birçok özel ders mevcut senin için. Aylık belli ücretler karşılığında onların da eğitimini alabilirsin. Bir de açık havada koşmak istediğinde kullanabileceğin bir koşu parkurumuz mevcut, öhöm göl kenarında. Okulumuzda herhangi bir sporun takımını kurmak istersen, yanına senin gibi birkaç kişiyi bulman yeterli!

* Her şey tamam da, “İstediğim bütün kulüplere girebilir miyim?” Evvet! Fakat Sabancı gibi akademik açıdan oldukça yoğun bir okulda aktif olarak en fazla üç veya dört kulüpte yer alabildiğini göreceksin. Tabii senin zamanını nasıl ayarladığınla alakalı bu. Ayrıca, okulda 40’tan fazla aktif kulüp var ve sen de kendi kulübünü kurup onların arasına katılabilirsin! Sabancı Üniversitesi’nde hayallerini gerçekleştirmen çok kolay. Senden beklenen tek şey istekli olman ve isteklerine vakit ayırman.

*“Sabancı Üniversitesi’nde para kazanmam mümkün mü?” Evet! Okulda senin için harika işler bulunuyor. Spor merkezinin kayıt masasında veya rektörlükte görevli olarak; fakültelerde asistan olarak, tanıtım ofisinde liselilere okulu tanıtarak ya da ya da ya da üniversitenin bünyesinde kendi sınıf arkadaşlarınla ders tekrarı yaparak ve daha bir sürü şekilde çalışıp kısmi çalışma burslarından faydalanabilirsin. Bu işlere BannerWeb adını verdiğimiz sistemden başvurabilirsin.

*Yurtlardan da bahsedelim. Yurtların en alt katında bir mutfak, bir televizyon odası ve bir çamaşırhane bulunur. Hepsini dilediğin gibi kullanabilirsin. Odanda mini buzdolabı bulundurabilir, marketimizden aldıklarını orada depolayabilirsin. Her yurdun öğrenci danışmanları olur ve ayda üç dört kez o yurdun televizyon odasında etkinlik düzenlerler. Bunlara katılımda hiçbir sınırlama yok, git katıl! Ayrıca, karşılaşabileceğin herhangi bir problem için yine kendi yurt binanın sorumlusuna gidebilirsin. 

*Hastalandın mı? Öncelikle geçmiş olsun, sonra da hemen 7-24 doktorlarımızın ve ambulansımızın bulunduğu Medline’a alalım seni. Tedavi masrafların ve ilaçların üniversite tarafından karşılanacaktır! Ayrıca Medline demişkeeen, Medline’ın alt katında kuaför ve kargo merkezinin olduğunu da söylemeden geçmeyelim!

Mutlaka yapman gerektiğine inandığımız birkaç maddeden de bahsedelim ve kaçalım biz: 

1-Mutlaka bir kariyer kulübünde aktif olarak görev almaya başla. Bir kulüpte görev alman aslında yeterli olacaktır. Diğer kulüplerin de etkinliklerine katılırsın bir yandan.

2-Sabancı Gösteri Merkezi'ne git, sadece 10 liraya (çünkü sen Sabancılısın) aklına gelebilecek bütün sanatçıları izle!

3-Hiç yeteneğin olmadığını düşünsen bile dans, yelken, su altı sporları, doğa sporları kulüplerinden EN AZ birine mutlaka katıl!

4-Radyo kulübünde haftada 1 saat yayın yapmak ya da müzik kulübünde bir enstrüman dersi almak veya bir koroya girmek, herhangi bir spor dalında kursa yazılmak da yapabileceklerin arasında!

5-İstanbul’u keşfet!

6-Olabildiğince çok insanla tanış!

7-Eng101 ve Eng102 dersleri Erasmus-Exchange genel ortalamana çok etki edecek, baştan sağlam tut o dersleri. Hatta başta İngilizceler olmak üzere en azından 2. sınıfa kadar dersleri sağlam tutarsan sonraki senelerde hem Exchange açısından hem de birçok açıdan çok  rahat edersin.

8-İngilizce’ye gerçekten önem ver.

9-Üst sınıflarla ve hocalarla tanışıp hangi bölümü okuyacağın konusunda beyin fırtınaları yap!

10-Çılgınlar gibi bir kartopu savaşına hazır ol!

11-CIP (Toplumsal Duyarlılık Projeleri) dersinde ya huzurevinde ya ilkokulda ya da hayvan barınağında çalışmayı ihmal etme diyeceğiz ama zaten zorunlu olduğundan onları yapmak eheheheh.. Çok zevk alacağına eminiz!

Uykusuz geceler seni bekliyor! Hem akademik açıdan hem de bol bol eğlenmek konusunda accayip yoğun günlerin olacak (tabi ne kadar yoğun olmasını istediğin de önemli). Haftanın üç günü dersin akşam 7.30’da biterken bir yandan 3 kulüple ilgilenip not ortalamanı 3.80 üstünde tutarken deli gibi gezebilirsin de her yeri. Şimdiye kadar sahip olmadığın kadar çok imkan parmaklarının ucunda olacak ve hangisini seçeceğin sana kalmış durumda.

Tadını çıkar!