21 Haziran 2018

Öğrencilerimizden anlamlı “Kadınlar Günü” mesajı

Sabancı Üniversitesi öğrencileri İpek Köse ve Elifsu Dağdeviren, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde çocuk gelinlere dikkat çekmek üzere anlamlı bir video hazırladı.

Kendisi de bir çocuk gelin olan İhsan Raif hanım’ın sözlerini yazdığı, Kemani Sarkis Efendi'nin bestesini yaptığı  “Kimseye Etmem Şikâyet” şarkısını duygu yüklü bir dans koreografisi eşliğinde seslendiren öğrenciler, şarkının hikayesinden yola çıkarak kadınlar günü mesajlarında çocuk gelinler için bir farkındalık yaratmayı hedefliyor.

Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin kendi imkanları ile hazırlayıp çektikleri, sosyal medyada da paylaşılan video:

Çalışmaya imza atan Sabancı Üniversitesi öğrencileri:

Vokal: Elifsu Dağdeviren / Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı öğrencisi

Dansçı: İpek Köse / Endüstri Mühendisliği Programı öğrencisi

Kamera: Umur Kurtuluş / Siyaset Bilimi Programı 2017 Mezunu

Ses Miksajı: Tolga Atam / Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi

Video Düzenleme: İpek Köse

İhsan Raif Hanım’ın hikayesi

İhsan Raif Hanım, 1877’de “Osmanlı eliti” bir ailenin çocuğu olarak doğuyor. Babası Köse Mehmed Raif Paşa, İkinci Abdülhamid döneminde valilik ve bakanlık yapmış, “Saray”ın gözde isimlerinden.

Nişantaşı’nda, Rumeli Caddesi’nde hâlâ duran Taş Konak’ta yaşayan İhsan Raif’in edebiyata, öğrenmeye yeteneği ve geleceğe yönelik heyecanı ve umutları vardır.

Aralarında Rıza Tevfik’in de bulunduğu hocalarından iyi bir eğitim almıştır. Babası, İhsan Raif ve diğer çocuklarının eğitimlerinin saltanat mensuplarıyla denk olmasına dikkat etmektedir.

“Kimseye Etmem Şikâyet”i yazmasına yol açacak “talihsiz hadise” İhsan Raif 13 yaşındayken Taş Konak’ta yaşanır. Odasında kardeşi Belkıs’la oynarken bir gürültü kopar. Kapı açılır ve içeri hayatında hiç görmediği bir adam dalar. İhsan Raif’in hatıralarında “Arap Bacıların komplosu” olarak anacağı olayda içeri dalan ve İhsan’ı kaçırmaya kalkışan adam Reji memuru Mehmet Ali’dir.

Hiçbir temas olmaz, Mehmet Ali korkar ve kaçar ancak İhsan Raif’in “adı kirlenmiştir”.

Babası, İhsan Raif’in ve diğer aile fertlerinin ağlamalarına, yalvarmalarına aldırmaz ve 13 yaşındaki kızını “o hain Mehmet Ali’yle” evlendirir ve İzmir’e bir sürgün havasında yollar.

1890’da, 14 sene dönemeyeceği İstanbul’a veda ederken içinde ailesinden, çocukluk masumiyetinden, çok sevdiği İstanbul’dan, hem de hiç sevmediği kocaman bir adamın karısı olarak ayrılırken yazar İhsan Raif o şiiri:

“Kimseye etmem şikâyet; ağlarım ben halime

Titrerim mücrim (suçlu) gibi baktıkça istikbalime

Perde-i zulmet (karanlık perdesi) çekilmiş korkarım ikbalime

Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime...”

Hikaye kaynak: Kanat Atkaya’nın 12 Mayıs 2013’te Hürriyet’te yayımlanan yazısından alınmıştır.

http://www.hurriyet.com.tr/kimseye-etmem-sik-yet-i-ihsan-hanim-niye-yazd...