Deniz Kandiyoti: “Kadın haklarının ateş hattına sürüldüğü bir dönemden geçiyoruz”

Deniz Kandiyoti: “Kadın haklarının ateş hattına sürüldüğü bir dönemden geçiyoruz”

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Forumu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Deniz Kandiyoti’nin konuşmacı olduğu bir konferans düzenledi.


Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Forumu tarafından düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında 7 Mart 2015, Cumartesi günü, Karaköy Minerva Palas’ta SOAS, Londra Üniversitesi Öğretim Üyesi Deniz Kandiyoti’nin konuşmacı olduğu bir konferans düzenlendi.

Moderatörlüğünü Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Ayşe Öncü’nün yaptığı konferansta Deniz Kandiyoti “Kadın Hakları Çıkmazda Mı?” başlıklı bir konuşma yaptı. 

Konuşmasına 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihçesine değinerek başlayan Kandiyoti, 1975 yılından bu yana Birleşmiş Milletler’in tarafından her on yılda bir düzenlenen Küresel Kadın Konferansı’nın beşincisinin düzenlenmesi için 2015 yılı kararının çıkmamasının vahim bir durum olduğunu dile getirdi.

Kadın hareketlerinin tarih ve mekanla bağlantılı olduğunu söyleyen Deniz Kandiyoti, kadın hareketlerinin küresel etkenlere ve jeopolitik hareketlere maruz kaldığını ifade etti ve kadın haklarının ateş hattına sürüldüğü bir dönemden geçtiğimizi belirtti.

Suudi Arabistan gibi ülkelerdeki kadın hakları reformlarının uluslararası alanda göz boyamak için kullanıldığına dikkat çeken Kandiyoti, Türkiye’de ise 21. yüzyılda kadınların hala insan olma mücadelesi verdiğini vurguladı.

Emperyalizm ve feminizm arasındaki bağlantıya dikkat çeken Deniz Kandiyoti “proje feminizmini” eleştirdi. Kandiyoti “Proje feminizmi kadının güçlenmesini Pazar payına hapsederken, yüksek düzeydeki kadınları alt düzeydekilere ulaştırdı” dedi.

Deniz Kandiyoti konuşmasında Özgecan Aslan cinayetine ve buna karşı toplumda gelişen tepkilere de değindi. Bu tepkilerin farklı vicdanların çatışması olduğunu dile getiren Kandiyoti, etekle eylem yapan erkekler ile kadınlara sahip olduklarını düşünen erkekler arasında dünya kadar fark olduğunun da altını çizdi.

Feminizmin politik bir hareket, bir kurtuluş hareketi olarak başladığına inandığını söyleyen Deniz Kandiyoti, kadın hareketinin popülist bir politikaya kurban edilmesinden duyduğu kaygıyı dile getirirken  kadın haklarının içi boşaltılmış bir gelişmişlik göstergesi olarak kullanılmasından rahatsız olduğunu belirtti.

Deniz Kandiyoti son olarak feminist kadınlar gibi feminist erkeklerin de olabileceğini söyledi ve bunun siyasi bir hareket olduğuna dikkat çekti. Kandiyoti konuşmasının ardından katılımcılardan gelen soruları yanıtladı.

Deniz Kandiyoti Kimdir?

Deniz Kandiyoti,  University of London Kalkınma Çalışmaları ile Tarımsal Dönüşüm ve Kalkınma bölümlerinde Emeritus Profesör ve Central Asian Survey’de editördür. 

L'Université de Paris (Sorbonne) ve London School of Economics and Political Science’ta eğitim alan Kandiyoti, 1969-1974 yılları arasında Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve 1974-1980 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmıştır. 1997 yılında “Cariyeler, Bacılar, Yurttaşlar”  adlı kitabını yayınlamıştır. 2002 yılında yayınlanan “Kültürün Kırılımları: Modern Türkiye’nin Her Günü”, 1996 yılında yayınlanan “Orta Doğuyu Cinsiyetlendirmek” ve 1991 yılında yayınlanan “Kadınlar, İslam ve Devlet”in editörlüğünü yapmıştır. Kandiyoti’nin; toplumsal cinsiyet, İslam, postkolonyalizm, Orta Asya’da Soyvet dönüşümü sonrası ve Afganistan’da toplumsal cinsiyet ve çatışma konularında birçok makalesi bulunmaktadır.

Deniz Kandiyoti, UNDP, UNESCO, OSCE, UNIFEM, DFID, British Council ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlara danışmanlık yapmıştır. 

Kandiyoti geçtiğimiz yıl, Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri kapsamında Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmüştür.

İlk Yayınlanma Tarihi: 11.03.2015 09:44:54