Lisans öğrencilerimiz farklı projelerinde çalışabiliyor

#AkademisyeneSor'un yeni konuğu Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Canan Atılgan oldu.

Lisans öğrencilerimiz farklı projelerinde çalışabiliyor

Canan Atılgan

Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Canan Atılgan

MÜ-ED: Merhaba, lisansta kimya mühendisliği okurken akademisyen olma düşünceniz var mıydı?

CA: Hayır yoktu. Ben hayatımda hep “ne olmayacağım?” dan ilerledim. Eksilte eksilte buralara kadar geldim. Okurken de çıkıp hemen bir firmada çalışırım diyordum ama mezun olur olmaz çalışma fikri korkuttu beni. Onun için hadi mastera kalayım derken sonra doktora. Öyle devam etti.

MÜ-ED: Doktora sonrasında Amerika’yı tercih etme sebebiniz neydi? Oradaki çalışma alanınıza nasıl karar verdiniz?

CA: Ben lisans, yüksek lisans ve doktoramı Boğaziçi Üniversitesi’nde aynı bölümde yaptım. Dolayısıyla bana bütün hocalarımın tavsiyesi bir hava değişikliği, değişik akademik ortamları görmenin akademi hayatında çok yeni, iyi katkıları olduğu yönündeydi. O yüzden de bir yurtdışı seçeneği, hiç yurt dışı deneyimim olmadığı için de, önerilen bir şeydi, o şekilde gittim. Çalışma alanımı da şöyle seçtim, benim doktoramın son yılında doktora hocam bir değişim programıyla yurtdışına gitti ve orada biyolojik malzemeler ile ilgili bir çalışma yaptı. Benim de hoşuma gitti, ben doktoradan sonra bu alanda çalışmalıyım diye bir fikir düştü aklıma. Onu da o şekil seçmiş oldum.

MÜ-ED: Kimya mühendisliği okuyan öğrencilere ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz? Onları mezun olduktan sonra ne gibi iş imkânları bekler?

CA: Kimya mühendisliği yelpazesi çok geniş bir alan. Tam bir temel mühendislik alanıdır. İnsan kimya mühendisliği bitirdikten sonra çok farklı alanlara yönelebiliyor. Çok farklı branşlar var, firmalarda çalışabilirler, firmaların araştırma bölümlerinde çalışabilirler veya akademik hayatı seçebilirler. Kozmetik, kimya sanayinin her türlüsü, ilaç, boya, polimer endüstrisi gibi alanlara açık, değişik alternatifleri olacaktır.

MÜ-ED: Sabancı Üniversitesi’ne gelişiniz nasıl oldu?

CA: Üniversite yeni kurulmuştu. Ben 99 Kasım’da geldim buraya, Eylül’de ilk öğrencilerini almışlardı. Türkiye’ye dönmeye kesin karar vermiştim, döndüm de. Sonra da doktora hocam Burak Erman’ı aradım. “Gel bizde başla.” dedi ve başladım.

MÜ-ED: Okulumuzdaki Malzeme Bilimi ve Nano Mühendislik programını anlatabilir misiniz?

CA: Çok güzel bir alanımız var. Geleceğin meslekleri arasında sayıyoruz. Nano yapıdaki değişik etkileşimleri anlayarak, insanın gündelik hayatta kullanabileceği her türlü ürüne yönelik tasarım yapması gerekiyor öğrencilerin. Bununla ilgili temel bilgileri alıyorlar. Çok heyecan verici, yeni alanlar… Eskiyle yeniyi birleştirmek gerekiyor. Geniş, kapsayıcı bir mühendislik alanı.

"Lisans öğrencilerimiz, bitirme projelerinde, PURE projeleri

veya hocalarla birebir yaptıkları laboratuvar projelerinde

ihtiyaç duydukça SUNUM'un olanaklarını kullanabiliyorlar,

bence dünyaya yeni kapılardan ve pencerelerden bakıyorlar bu sayede."  

MÜ-ED: Üniversitemizdeki Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi'nden ve öğrencilere sağladığı faydalardan bahsedebilir misiniz?

CA: SUNUM bizim fakültemizdeki öğretim üyelerinin inisiyatifiyle kuruldu. Bu binaya sığamayıp, taşarak ve araştırma olanaklarını genişletmek üzere kurulmuş bir birimimiz oldu. Zaman içinde tamamen başlı başına bir araştırma merkezi haline geldi. Bizim, teknolojik hazırlık seviyesi dediğimiz bir ölçü var, 1'den 9'a kadar gidiyor, genelde üniversitede temel araştırmalar 1-3 seviyesinde olur, yani bir fikir ortaya atarsınız, tasarım yaparsınız; 4, 5, 6 bir prototip oluşturmaya yönelik adımları içerir; 7, 8, 9 da bunun daha büyük ölçülerde uygulamalarına yöneliktir. SUNUM tam olarak 4, 5, 6'ya yönelik, yani bir fikriniz var ön tasarımını yaptınız. Artık uygulamayla ilgili dönüşümleri göstermek istiyorsunuz, altyapısı buna yönelik olarak, Nano Teknolojik uygulamaları olan ürünlere yönelik olarak buraya hitap eden bir araştırma merkezi. Lisans öğrencilerimiz, bitirme projelerinde, PURE projeleri veya hocalarla birebir yaptıkları laboratuvar projelerinde ihtiyaç duydukça SUNUM'un olanaklarını kullanabiliyorlar, bence dünyaya yeni kapılardan ve pencerelerden bakıyorlar bu sayede.  

"Öğrencilere en önemli tavsiyem zamanlarını iyi kullansınlar,

ilk fırsatta ilk düşündükleri alana girmek yerine

değişik alternatifleri araştırıp hocalarla konuşarak ilerlesinler"

MÜ-ED: Dekanlığınız sürecindeki gözlemlerinizden de yararlanarak öğrencilere ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz?

CA: Öğrencilere, hayatta çok kararlı olmayın diyorum. Sabancı Üniversitesi'ndesiniz, buranın büyük avantajı var, seçimlerinizi bilinçli olarak alanı, ortamı tanıdıktan sonra yapabiliyorsunuz. O yüzden öğrencilere en önemli tavsiyem zamanlarını iyi kullansınlar, ilk fırsatta ilk düşündükleri alana girmek yerine değişik alternatifleri araştırıp hocalarla konuşarak ilerlesinler. Dersleri ezbere veya arkadaşlarına sorarak seçmesinler, danışmanlarını tanısınlar ve onlarla ilerlesinler. Bilinçli olarak mesleklerine yönelik adımları bu konunun uzmanı olan hocalarıyla oluştursunlar diyebilirim.             

Sabancı Üniversitesi korunaklı bir ortamda tereddütlerinin nedenlerini araştırıp,

gerçekten onlara hitap eden meslek seçimlerini ve alt seçeneklerini yapmalarını sağlıyor

MÜ-ED: Sizce neden Sabancı Üniversitesi?

CA: Yine lisans öğrencilerinin seçimi olarak baktığınızı düşünüyorum, çünkü çok geniş alanlardan cevap verilebilecek bir soru. Bu seçim özgürlüğü, yani alanı tanıyarak içine girerek, lisenin insanı sıkıştırmış ve "sen bu alanda yeteneklisin bu yönde gitmelisin" sıkıştırmasından bir özgürlük alanında gerçekten tanıyarak, bilinçli olarak insanın hayatının mesleğinin ve ömür boyu hayatını kaplayacak değişik seçimlere önemli kapıları açacak, ilk adımda o özgürlüğü tanıyan bir üniversite olduğu için, çok keskin fikirli, çok net, çok çizgileri belirlenmiş konuları çalışmak isteyen arkadaşlar için o kadar uygun olmayabilir. Ama eğer hayatta tereddütleriniz varsa, ki bence tereddüt güzel bir şeydir, 17-18 yaşındaki gençlerin tereddütleri, kuşkuları olması kadar normal bir şey yok. O zaman Sabancı Üniversitesi çok güzel bir ortam sunuyor, çünkü korunaklı bir ortamda tereddütlerinin nedenlerini araştırıp gerçekten onlara hitap eden meslek seçimlerini ve alt seçeneklerini yapmalarını sağlıyoruz.

Akademisyene Sor: Canan Atılgan

Canan Atılgan kimdir?

Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Canan Atılgan hakkında detaylı bilgi edinmek için lütfen tıklayın.

#AkademisyeneSor nedir?

Sabancı Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Merve Üre ile Yönetim Bilimleri Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Ecem Dinçdal tarafından hazırlanan Akademisyene Sor serisinde, öğretim üyelerimiz kendileri hakkında merak edilen soruları yanıtlıyor. Akademisyene Sor, öğretim üyelerimiz ile öğrencilerin sorularını buluştururken, aynı zamanda Sabancı Üniversitesi’nin değerlerinin tanıtılmasını ve dışarıdan daha iyi anlaşılmasını amaçlıyor. 

#AkademisyeneSor videolarını Instagram hesabımızdan izleyebilir, öğretim üyelerimize merak ettiklerinizi sorabilirsiniz.

İlk Yayınlanma Tarihi: 06.03.2019 18:57:00