24/02/2026
Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Günaydın’ın yeni bir çalışması, günlük hayatta çoğu zaman göz ardı edilen kısa süreli sosyal etkileşimlerin bile insanın kendisini iyi hissetmesi için yeterli olabileceğini ortaya koyuyor.

Hayatın anlamı binlerce yıldır düşünürlerin kafa yorduğu bir konu. Tibet’in ruhani lideri Dalai Lama’ya göre bu sorunun yanıtı o kadar da karmaşık değil. Kendisiyle yapılan bir söyleşide hayattaki temel amacımızın başkalarıyla iyi ilişkiler kurmak ve başkalarına yardım etmek olduğunu söylemişti. Dalai Lama’ya göre insanlarla kurulan pozitif bağlar, kendimizi daha iyi hissetmemize ve hayatımızın daha anlamlı olduğunu düşünmemize yol açıyor.
İşte Sabancı Üniversitesi Sosyal Etkileşimler Araştırma Grubu Direktörleri Prof. Dr. Gül Günaydın ve Prof. Dr. Emre Selçuk da çalışmalarında kişilerarası ilişkilerin psikolojik esenliğimiz üzerindeki etkilerine odaklanarak bu popüler, ancak tartışmalı konuya açıklık kazandırıyor. Öyle ki bu çalışmalardan elde edilen bulgulara göre az tanıdığımız, hatta hiç tanımadığımız insanlarla kurulan basit sosyal etkileşimler bile esenliğimiz üzerinde olumlu etkiler yaratıyor.
Dr. Günaydın ile son araştırmalarından elde ettikleri bulguları konuşmak üzere buluştuk ve bu kısa görüşmenin sonucunda ikimiz de kendimizi çok “daha iyi ve mutlu” hissettik. Bu şekilde araştırma bulgularının geçerliliğini ben de üzerimde deneyimlemiş oldum.

Kişilerarası İlişkiler ve Psikolojik Esenlik
“Laboratuvarımızda kişilerarası ilişkiler ve psikolojik esenlik üzerine çalışıyoruz” diye konuşan Dr. Günaydın, son çalışmalarında günlük hayattaki küçük, anlık etkileşimlerin mutluluğumuz üzerindeki etkilerine odaklanıyor. Bu küçük etkileşimlere örnek olarak hiç tanımadığımız biriyle ayaküstü sohbet etmek, bir kafede otururken içeceğimizi getiren görevliye “elinize sağlık” ya da “kolay gelsin” demek, toplu taşıma araçlarında sürücüyle selamlaşma, diğer yolcularla kısa sohbetler yapmak gibi davranışları gösteriyor.
Peki bütün bu davranışlar ruh halimizi nasıl etkiliyor? Dr. Günaydın ve ekibinin farklı kültürlerde yürüttüğü araştırmalara göre tanımadığımız ya da az tanıdığımız biriyle yaşadığımız çok kısacık bir etkileşim bile insanı daha mutlu ve daha iyi hissettiriyor.
Dr. Günaydın, araştırmalarının çıkış noktasını şöyle açıklıyor; “Aile ve yakın arkadaşlar gibi yakın ilişkilerin mutluluk üzerindeki etkisine ilişkin onlarca yıldır çalışmalar yapılıyor. Ancak az tanıdığımız veya hiç tanımadığımız kişilerle girilen etkileşimler yeterince incelenmemiş. Bizler bu boşluktan hareketle, bu küçük etkileşimlerin mutluluğumuz için önemli olup olmadığını araştırmaya karar verdik.”
Küçük Sosyal Etkileşimlerin Psikolojik Gücü
Dr. Günaydın ve ekibi bu konuda yakın zamanda yayınlanan bir çalışmaları hakkında şu bilgileri veriyor: “Bu soruyu incelemek için iki ayrı katılımcı grubu kullandık. İlk grup, Türkiye’nin 12 bölgesini kapsayan ve kamuoyu araştırma şirketi KONDA tarafından, Mart 2022 Barometresi kapsamında yüz yüze görüşmelerde toplanan üç binin üzerinde yetişkinden oluşuyordu. İkinci grup ise Sussex Üniversitesi ve BBC Radyo 4 işbirliğiyle yürütülen “The Kindness Test” adlı proje kapsamında toplanan ve çoğunluğu Birleşik Krallık’tan olan 60 binin üzerinde yetişkinden oluşuyordu. Katılımcılara az tanıdıkları ve hiç tanımadıkları insanlarla ne sıklıkla selamlaştıklarını, teşekkür ettiklerini ve sohbet başlattıklarını, ayrıca yaşamlarından ne kadar memnun olduklarını sorduk.”
Bir Merhaba, Bir Teşekkür Bizi Mutlu Etmeye Yeter Mi?
Bu araştırma, Sabancı Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmacı olarak görev yapmış olan Dr. Esra Aşçıgil’in liderliğinde Social Psychological and Personality Science dergisinde yayınlandı. Sonuçlar küçük sosyal etkileşimlere daha fazla giren katılımcılar daha yüksek yaşam doyumu bildirdiğini gösteriyor. Üstelik bu faydalar merhaba demek, teşekkür etmek gibi anlık etkileşimler için bile geçerli. Dr. Aşçıgil’e göre, “İki farklı kültürden (biri Türkiye’den, diğeri ağırlıklı olarak Birleşik Krallık’tan) iki örneklemimiz olmasına karşın, bulgularımızın diğer ülkelerde de geçerli olup olmayacağı hala açık bir soru.”
İşte bu nedenle Dr. Aşçıgil, Dr. Günaydın ve ekibi daha kapsamlı kültürlerarası bir çalışma için kolları sıvamış. Dünyanın dört bir yanından 140’tan fazla laboratuvarla birlikte büyük bir proje yürütüyorlar. Sabancı Üniversitesi Rektörlük Araştırma Fonu tarafından desteklenen projede amaç 70'in üzerinde ülkede küçük etkileşimlerin kişilerin mutluluğu üzerindeki etkisini anlamaya çalışmak ve bu konuda kültürlerarası farklılıkları saptamak.
Duygusal Bağlar ve Uygulamalı Sosyal Psikoloji Dersleri
Dr. Günaydın insanlarda duygusal bağlar konusunda da dersler veriyor. Bu derste bebeklikten yetişkinliğe yakın ilişkilerin ve bu ilişkilerdeki duygusal bağların gelişimini ele alıyor. Ebeveyn çocuk ilişkisinde güvenli bağlanma, yetişkinlikte aşk, aldatma, ayrılık gibi merak edilen pek çok konuyu işliyor.
Ayrıca uygulamalı sosyal psikoloji dersinde insan davranışları ile ilgili bilimsel bulguların günlük hayatımızdaki (evde, işte, ilişkilerimizdeki) problemleri çözmekteki pratik faydalarını ele alıyor.
Dr. Gül Günaydın Kimdir?
Gül Günaydın lisans derecesini ODTÜ İşletme Bölümü’nde tamamladı. Doktora çalışmalarına başlamadan önce Fulbright bursuyla California Üniversitesi Berkeley kampüsünde misafir araştırmacı olarak bir sene geçiren Gül Günaydın, doktorasını Cornell Üniversitesi’nde sosyal ve kişilik psikolojisi üzerine tamamladı.
Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümünde görev yapmış olan Gül Günaydın, halen Sabancı Üniversitesi Psikoloji Programında Profesör olarak çalışıyor. Araştırmalarında kişilerarası ilişkileri inceleyen Gül Günaydın, Türkiye Bilimler Akademisi tarafından “Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü”ne, Bilim Akademisi tarafından “Genç Bilim İnsanı Ödülü”ne ve TÜBİTAK tarafından “Teşvik Ödülü”ne layık görülmüştür.
Araştırmaları sosyal psikolojinin önde gelen bilimsel dergilerinde yayınlanan Gül Günaydın, halen Psychological Science ve Personality and Social Psychology Review dergilerinin yayın kurullarında yer alıyor. Ayrıca, kişilerarası ilişkiler alanında önemli bir uluslararası bir ağ olan The Love Consortium’un (TLC) Dönemsel Direktörlük görevini sürdürüyor ve Bilim Akademisi’nin de asli üyesi.
https://scholar.google.com/citations?user=h9Dqor0AAAAJ&hl=en
https://www.youtube.com/watch?v=68hIqlZka3g
https://fass.sabanciuniv.edu/tr/faculty_members/detail/3549
https://www.psypost.org/new-study-highlights-the-psychological-power-of-minimal-social-interactions/
https://www.theloveconsortium.org/
https://myweb.sabanciuniv.edu/sustar/
https://kontent.konda.com.tr/report/YToyOntzOjE6InIiO2k6MTI4O3M6MToicyI7aTo2MDI7fQ/preview
https://www.sussex.ac.uk/research/centres/kindness/research/thekindnesstest




