Sürdürülebilir Tarım Vizyonuyla Gıda Girişimcisi Oldu

2006 yılında Sabancı Üniversitesi Telekomünikasyon Mühendisliği programından mezun olan Deniz Türdü, çok yönlü bir girişimci. İlk şirketini 2015 yılında belediyelere yazılım çözümleri sunmak üzerine kurdu. İkinci şirketinde ise odağı sürdürülebilir tarım oldu. Avella adıyla İsveç merkezli olarak kurduğu şirket, Giresun’dan Avrupa pazarına nihai bir ürün olarak fındık sağlıyor.

“Gıda şirketimiz katma değerli fındık ürünleri sunuyor. 8 dil konuşabilen 2 kişiyle başladık, 1 sene boyunca pazar araştırması yaptıktan sonra faaliyete geçtik. Aracısız olarak farklı pazarlara ürün sunuyoruz. Bu şekilde çalışabilmenin sağladığı finansal avantajı da Türkiye’deki çiftçilere yönlendiriyoruz” diyen Türdü, Sabancılı olmanın girişimcilik hikayesinde yarattığı farkı da şöyle açıklıyor: “Sabancı Üniversitesi sizi kişisel olarak çok geliştiriyor. Önünüzde engel veya korku yerine olasılık görüyorsunuz. İnsana saygı ve sağlıklı planlama çerçevesinde her şeyi yapabileceğinize inanıyorsunuz. Bu kültür tamamen Sabancı’dan geliyor.”

Mezunumuz Deniz Türdü girişimcilik hikayesini gazeteSU’ya anlattı.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Girişimcilik hikayeniz nasıl başladı?
Sabancı Üniversitesi’nde 2006 yılında Telekomünikasyon Mühendisliği programında lisansımı tamamladım. 2010 yılında da elektronik alanında yüksek lisansımı verdim.  Yüksek lisansımın bir bölümünde Belçika’daydım. 2007-2011 yılları arasında Belçika’da çalıştım. İş hayatına Belçika’da Alcatel Lucent firmasında Ar-Ge’de çalışarak başladım. Yaklaşık 5 yıl orada mühendislik yaptım.

12 senedir de İsveç’te yaşıyorum. Mühendislik çalışmalarımın yanı sıra biri gıda diğeri de yazılım üzerine iki tane kendi girişimim var. Merkezleri İsveç’te, Türkiye’de de kardeş şirketleri var.

Girişimlerinizi ne zaman hayata geçirdiniz?
Yazılım şirketini 2015 yılında kurduk. Yazılımda belediyelere trafik alanında çözümler sunuyoruz. Böylece insan gücüyle yapılması gereken kontrol işlemleri, bilişim sistemleri üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

Gıda şirketimiz ise 2017 yılında kuruldu ve hızlı bir büyüme sağladı. Giresun’da bir ofisi var.  Fındıkta katma değerli ürün sunuyoruz. Türkiye fındık alanında dünyanın en büyük üreticisi, ancak dünyaya ağırlıklı olarak hammadde satıyor. Katma değerli ürün satamıyor. Paketlemesi bile Türkiye’de yapılmıyor neredeyse. Sadece Almanya, Hollanda ve İtalya’ya toptan satışları yapıyor. Fındık burada paketleniyor veya çikolata yapılarak bütün dünyaya dağıtılıyor. Bunun birçok nedeni var. Bunlardan biri satış konusunda ülke olarak çok başarılı olamamamız. Nitelikli insan sorunumuz çok büyük. Batı pazarlarında güven oluşturmakta zorlanıyoruz.

Gıda şirketimiz katma değerli fındık ürünleri sunuyor. 8 dil konuşabilen 2 kişiyle başladık, 1 sene boyunca pazar araştırması yaptıktan sonra faaliyete geçtik. Aracısız olarak farklı pazarlara ürün sunuyoruz. Bu şekilde çalışabilmenin sağladığı finansal avantajı da Türkiye’deki çiftçilere yönlendiriyoruz.
Ürünlerimizi bugün farklı pazarlara, pazarın yerel diliyle paketlenmiş ve kutulanmış bir şekilde sunabiliyoruz. Böylece doğruca üreticiden rafa ulaşarak aracıları ortadan kaldırmış ve süreci kısaltmış oluyoruz. Avrupa ve İskandinavya pazarlarına ürünlerimizi sunuyoruz.
 
Sabancılı olmanın girişimciliğinize katkısı ne oldu?
Çok büyük bir etkisi var. Sabancı Üniversitesi öncelikle kişisel olarak sizi çok geliştiriyor. Önünüzde engel veya korku görmüyorsunuz. Sadece olasılık görüyorsunuz. İnsana saygı ve sağlıklı planlama çerçevesinde her şeyi yapabileceğinize inanıyorsunuz. Bu kültür tamamen Sabancı’dan geliyor.

Ayrıca eğitimin sadece teori üzerine olmayıp uygulamaya dönük, hayata ilişkin ve sanayiyi de kapsayan bir yapıda olması sizi inanılmaz geliştiriyor. Böylece aldığınız eğitimin sanayide, endüstride neye karşılık geldiğini görebiliyorsunuz. Ülke olarak neyi yapamadığımızı ve neyi daha iyi yapabileceğimizi genel olarak kavrıyorsunuz. Bu da vizyonunuzu çok geliştiriyor.

Girişimlerinizle ilgili gelecek hedeflerinizi alabilir miyiz?
Avella Türkiye’de 15 kişi çalışıyor. 2022’de 40 kişi olacağız. Önümüzdeki 20 yıl içinde dünyanın en büyük 20 gıda şirketinden biri olmayı hedefliyoruz. Modelimiz de aracısız çiftçiye destek ve katma değeri çiftçiye ve toprağa yatırmak. Üreticiyi bilinçlendirmek istiyoruz.

Giresun’da 2019’un sonunda fabrika yatırımımıza başladık.  Pandeminin başlaması nedeniyle 1 yıl gecikti ama şimdi bitmek üzere. Hedefimiz 30 Nisan gibi üretime başlamak. Tamamen yurtdışı odaklı çalışacağız.

Çiftçiden rafa ürün ortalama beş aracıdan geçiyor ve her aracıya belli bir kar payı kalıyor. Bu paydan toprağa ve çiftçiye geri dönüş olmuyor. Biz bunu ortadan kaldırıp, sürdürülebilir tarımı desteklemeyi istiyoruz. Çiftçilerimiz hem kültürel hem de ekonomik olarak gelişsin ki bizden sonraki nesillerimiz, daha dünya vatandaşı olsun. Daha bilgili olsun.

Yazılımda ise yön değiştiriyoruz. Kendi yazılımımızı yapmak yerine benim yine Sabancı’dan tanıdığım ve kendi şirketlerini kurmuş arkadaşlarım ve tanıdıklarımın şirketlerini İskandinavya pazarına getirme; bir kanal, iş ortağı olma hedefimiz var. Bu senenin başında bu yönde çalışmalarımıza başladık.  Böylece kendi şirketlerini kurmuş Sabancılıların yazılım şirketlerinin Avrupa pazarına açılmasını sağlayacağız.