18/02/2026
İstanbul Politikalar Merkezi’nin (İPM) COP31 hazırlıkları kapsamında yıl boyunca devam edecek “COP31’i Anlamak” webinar serisinin ilk etkinliği 13 Şubat’ta gerçekleştirildi. İlk etkinlikte, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde uluslararası iklim müzakerelerinin işleyişi ve güncel tartışmalar ele alındı. İPM İklim Değişikliği Programı Koordinatörü Ümit Şahin’in moderasyonunda gerçekleşen etkinliğin konuğu, iklim müzakerelerini uzun yıllardır takip eden Carbon Brief kıdemli politika editörü, gazeteci Simon Evans oldu.
COP Nedir, Nasıl İşler?
Webinarın ilk bölümünde Ümit Şahin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamındaki COP süreçlerinin tarihsel arka planını aktardı. 1972 Stockholm Konferansı ve 1992 Rio Zirvesi’nden başlayarak şekillenen uluslararası iklim rejiminin, bugün 198 ülke ve AB’nin taraf olduğu en geniş katılımlı küresel sözleşmelerden biri olduğuna dikkat çekildi.
Şahin, COP toplantılarında üç ayrı taraflar konferansının (COP, CMP, CMA) paralel yürüdüğünü; azaltım, uyum, kayıp ve hasar, finansman ve emisyon ticareti gibi başlıkların müzakere edildiğini belirtti. Kararların oy çokluğuyla değil, konsensüsle alınması ise sürecin temel özelliği. 1995’te kabul edilen usul kurallarında oylamaya dair uzlaşma sağlanamadığı için, COP kararlarının tamamı tarafların ortak mutabakatına dayanıyor.
Paris Anlaşması’nın ise ülkelerin kendi ulusal katkı beyanlarını sunduğu “aşağıdan yukarıya” bir yapı getirdiği; sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlandırma hedefinin 2021 Glasgow’da teyit edildiği vurgulandı.
Paris Anlaşması: Başarı mı, Yetersizlik mi?
Paris Anlaşması’nın 10. yılı geride kalırken, webinarın önemli başlıklarından biri de anlaşmanın bilançosuydu. Simon Evans, küresel emisyonların hâlâ artıyor olmasının eleştirileri güçlendirdiğini; ancak 10 yıl önceki projeksiyonlarla karşılaştırıldığında dünyanın 3-4°C yerine yaklaşık 2,5°C’lik bir ısınma patikasına doğru ilerlediğinin görüldüğünü belirtti.
Evans’a göre Paris Anlaşması’nı değerlendirirken iyimser ve kötümser iki okuma mümkün. Emisyonların rekor kırmaya devam etmesi olumsuz tabloyu güçlendirse de çok taraflı sistemin büyük ölçüde ayakta kalması ve ülkelerin sürece bağlılığını sürdürmesi önemli bir kazanım olarak öne çıkıyor.
“Başarılı COP” Kime Göre?
Bir COP’un başarılı sayılıp sayılmayacağı sorusu ise tek bir ölçüte bağlı değil. Evans, başarının ülkelerin önceliklerine göre değiştiğini vurguladı. Her COP belirli bir karar ya da başlıkla hatırlanıyor: Glasgow kömürün “aşamalı azaltımı”, Şarm El-Şeyh kayıp ve hasar fonunun kurulması, Dubai ise bu fonun işler hale gelmesi ve fosil yakıtlardan uzaklaşma ifadesiyle öne çıktı.
COP31 gündeminde ise ticaret önlemleri, Küresel Uyum Hedefi’nin (Global Goal on Adaptation) teknik ayrıntılarının tamamlanması ve fosil yakıt yol haritasına ilişkin tartışmaların öne çıkması bekleniyor.
Şeffaflık ve Başkanlık Tartışmaları
Webinarın dikkat çeken bölümlerinden biri de müzakerelerde şeffaflık meselesiydi. Son yıllarda “başkanlık müzakereleri”nin artması ve kritik görüşmelerin resmi salonlar yerine başkanlık ofislerinde yürütülmesi eleştiriliyor.
Evans, başkanlığın rolünün esasen taraf devletlerin kararlarını kolaylaştırmak olduğunu; ancak sürecin kapalı kapılar ardında yürütülmesinin güven sorununa yol açabileceğini belirtti. Özellikle konsensüs ilkesinin sınırlarının zorlandığı durumlarda, taraflar arasındaki güvenin zedelenmesinin müzakere sürecini zorlaştırdığı ifade edildi.
Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 için şeffaf, kapsayıcı ve güven tesis eden bir başkanlık yaklaşımının belirleyici olacağı mesajı öne çıktı.
COP’u Takip Etmenin Yolları
Evans ayrıca COP süreçlerinin yalnızca müzakere salonlarından ibaret olmadığını; Blue Zone ve Green Zone ayrımı, ülke pavyonları ve sivil toplum etkinliklerinin de sürecin parçası olduğunu hatırlattı. Earth Negotiations Bulletin, Third World Network ve Carbon Brief gibi kaynakların müzakereleri izlemek için önemli araçlar sunduğu da vurgulandı.
İPM’nin COP31’e hazırlık kapsamında düzenlediği webinar serisi, önümüzdeki aylarda farklı başlıklarla devam edecek. Seri kapsamında müzakerelerin teknik boyutlarından eylem gündemine, finansmandan şeffaflık tartışmalarına uzanan çeşitli konular ele alınacak.




