27/01/2026
İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) tarafından COP31 hazırlıkları kapsamında başlatılan etkinlik serisinin ilk paneli, “Venezuela, Grönland, Trump… Jeopolitik Altüst Oluş Küresel İklim Politikalarını Nasıl Etkileyecek?” başlığıyla gerçekleştirildi. Ümit Şahin’in moderatörlüğünde düzenlenen panele Senem Aydın-Düzgit, Altay Atlı ve Soli Özel konuşmacı olarak katıldı.
Panel, günümüzde hız kazanan jeopolitik belirsizliklerin ve güç dengelerindeki değişimlerin, küresel iklim politikaları üzerindeki etkilerini çok boyutlu bir çerçevede ele aldı. Tartışmalar, COP31’e giden süreçte iklim krizinin yalnızca çevresel değil; aynı zamanda ekonomik, stratejik ve yönetişimsel bir mesele olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Jeopolitik Dengelerdeki Dönüşüm ve İklim Gündemi
Panelin ilk bölümünde, küresel siyasette yaşanan dönüşümlerin iklim politikalarını nasıl şekillendirdiği ele alındı. Büyük güç rekabeti, enerji güvenliği kaygıları, bölgesel çatışmalar ve iç siyasal dinamiklerin, iklim politikalarının önceliklendirilmesinde belirleyici rol oynadığına dikkat çekildi.
Bu bölümde, küresel iklim rejiminin giderek daha karmaşık ve kırılgan bir zeminde ilerlediği; iklim hedeflerinin çoğu zaman jeopolitik çıkarlar, ekonomik rekabet ve güvenlik politikalarıyla iç içe geçtiği vurgulandı. İklim krizinin, doğal kaynaklar ve stratejik bölgeler üzerinden şekillenen küresel güç ilişkilerinden bağımsız ele alınamayacağına dair genel bir çerçeve çizildi.
Çok Taraflılık, Müzakere Süreçleri ve COP31
Panelin ikinci bölümünde ise, çok taraflı iklim müzakerelerinin güncel durumu ve COP süreçlerinin karşı karşıya olduğu yapısal zorluklar tartışıldı. Uluslararası iş birliğinin zorlaştığı bir dönemde, COP mekanizmalarının nasıl daha etkili ve kapsayıcı hâle getirilebileceği üzerinde duruldu.
Bu bölümde ayrıca, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki sorumluluk paylaşımı, iklim finansmanı ve adalet tartışmalarının COP31 sürecinde belirleyici başlıklar arasında yer alacağına dikkat çekildi. COP31’in, yalnızca teknik hedeflerin değil, yeni diplomatik yaklaşımların ve iş birliği biçimlerinin de tartışıldığı bir zemin oluşturabileceği değerlendirildi.
Türkiye, COP31 ve Umut Perspektifi
Panelin sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde, COP31’in Türkiye açısından taşıdığı önem, bu sürecin yaratabileceği politik, ekonomik ve kurumsal fırsatlar ile iklim mücadelesinin geleceğine dair sorular ele alındı. Tartışmalarda, Türkiye’nin uluslararası iklim süreçlerindeki konumunun güçlendirilmesi, iklim politikalarının iç politika ve kalkınma hedefleriyle uyumlu biçimde ele alınmasının önemi vurgulandı.
Ayrıca, küresel ölçekte yaşanan belirsizliklere rağmen, iklim mücadelesinin sürdürülmesi için nasıl bir umut perspektifi geliştirilebileceği, toplumsal talep, bilimsel bilgi ve çok paydaşlı iş birliklerinin bu süreçte oynayabileceği rol çerçevesinde değerlendirildi.
COP31 Etkinlik Serisinin İlk Adımı
Panel, İPM’nin COP31 hazırlıkları kapsamında yürüteceği eğitimler, webinarlar, çalıştaylar ve yuvarlak masa toplantılarından oluşan etkinlik serisinin ilk adımını oluşturdu. Seriyle, kamu kurumları, akademi, sivil toplum ve iş dünyası arasında bilgi paylaşımını ve ortak düşünme alanlarını güçlendirmek amaçlanıyor.
İPM’nin COP31’e yönelik etkinlik serisi, önümüzdeki dönemde küresel iklim politikalarının farklı boyutlarını ele alan yeni buluşmalarla devam edecek.




