02/02/2026
Laboratuvarda doğan buluşlarını ticari bir refleks ile hayata geçirmeye çalışan Prof. Dr Yusuf Menceloğlu bugün 6 girişimini şirketleştirmiş bulunuyor. “Girişimcilik bende bir hastalık” diye konuşan Dr. Menceloğlu, “Sabancı Üniversitesi yalnızca araştırma ve öğretim deneyimi olan akademisyenleri değil, Üniversite dışında deneyimleri olan doktoralı akademisyenleri de tercih eden bir okul. Bu nedenle burada hem araştırma merakımı hem de girişimcilik heyecanımı tatmin edebildiğim bir ortam buldum. Sabancı, uluslararası ölçekte böyle bir ekosistemi sunabilen çok az sayıda üniversiteden biri” diyor.

Ünlü İngiliz devlet adamı Sir Winston Churchill, bir toplantıda şöyle bir tespitte bulunmuştu: “İnsanlara sağlık, ya da zenginlik dilemektense şans dilemeyi tercih ederim. Titanic’teki yolcuların çoğu sağlıklı ve zengindi, ama çok azı şanslıydı.” Örneğin uçak kazalarından kurtulan az sayıda insan, ya trafik yoğunluğundan ya da alarmı çalışmadığından uçağını kaçırmıştır. İlk başta talihsizlik olarak görünen bu aksiliklerin aslında ne büyük bir şans olduğunu sonradan anlıyoruz.
İflas bir şans mı?
Dr. Menceloğlu herkesin talihsizlik olarak nitelendireceği bir olayı şöyle yorumluyor: “Ticaretten gelen bir ailenin çocuğuyum. Ailem iflas etti. Ben de bunun üzerine yüksek lisans ve doktora yaptım.” Başka bir deyişle aile iflas etmeseydi Dr. Menceloğlu bugün aile şirketinin başında yalnızca ticaret yapan başarılı bir iş insanı olacak, bizler de bugün onlarca buluştan ve nanoteknolojideki öncü çalışmalarından yoksun kalacaktık.
1983 yılında Kimya alanında lisans derecesini Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra yüksek lisans ve doktora çalışmalarını İstanbul Teknik Üniversitesi, polimer bilimi dalında sırasıyla 1987 ve 1991 yılında tamamladı. 1988-1994 yılları arasında Tokyo Teknoloji Enstitüsü ve North Carolina Üniversitesi’nde misafir bilim insanı olarak çalışmış ve Sabancı Üniversitesi’nde katılmadan önce 6 yıl da endüstride deneyim kazanmıştır.

Ülkeye dönüş ve araştırma altyapısının oluşturulması
“ABD’de kalmak istemedim. Zira oraya çok iyi uyum sağladığımı söyleyemem” diye konuşan Dr Menceloğlu Sabancı Üniversitesi’ne 2000 yılındaki gelişini şöyle anlatıyor: “Sabancı Üniversitesi yalnızca akademisyen değil, sahadan gelip sorunları daha iyi anlayan bilim insanlarını tercih ediyordu. Burada hem araştırma açlığımı giderecek hem de girişimlerime destek sağlayacak bir ortam buldum” diyor.
Laboratuvar altyapısının oluşturulması için üniversite yönetimi ve Sabancı Vakfının destekleriyle nanoteknolojideki altyapının temelleri atıldı. 2001 yılında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik darboğaza karşın gelişimini sürdürdü. 2005 yılında TÜBİTAK’ın sağladığı fonlarla büyüdü. Kalkınma Bakanlığı ve Sabancı Vakfı işbirliği ile kurulan Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM) ile Kordsa işbirliği ile kurulan Kompozit Mükemmeliyet Merkezi toplamda 77 milyon dolarlık yatırımla ülkenin nanoteknoloji ve malzeme bilimindeki çalışmalarına önemli katkı sağlayan kalıcı merkezlere dönüştü.
2012’den 2018’e kadar iki dönem Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi dekanlığı görevinde de bulunan Dr. Menceloğlu, polimer ve nano boyutta malzemeler konusunda 200'den fazla hakemli dergilerde makalenin, birçok kitap bölümünün yazarı veya ortak yazarıdır bunun yanı sıra Espacenet veri tabanında listelen 48 patentin buluşçuları arasındadır.
İlgi alanları
Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve NanoMühendislik programı öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan Yusuf Z. Menceloğlu, polimerik malzemeler, tekstil lifleri ve polimer bilimi ve Tarımda Nanoteknoloji dersleri veriyor. Programın kuruluşunda Prof. Dr. Burak Erman ve Prof Dr. Kemal İnan’ın emeklerine de değinen Menceloğlu, malzeme bilimi ve teknolojisinin, disiplinler arası bir dal olduğuna da dikkat çekiyor. Malzeme Bilimi ve Nanomühendislik, sentetik ve biyolojik polimerler, seramikler ve metalleri inceleyen bir çalışma alanı. Hemen bütün çağdaş etkinliklerin temelinde polimerler, yaygın deyimiyle plastikler var, Bugün bir dizi endüstriyel ve teknolojik alanda çeliğin yerini yüksek mukavemetli polimerler almakta.
Kurucusu ve kurucu ortağı olduğu şirketler
Teknoloji tabanlı 6 başlangıç (start-up) şirketinin kurucusu ve kurucu ortağı olan Dr. Menceloğlu, laboratuvarında doğan fikirleri şirketleştirme konusunda tam bir uzman. Neredeyse girişim bağımlısı. Bu şirketler şunlar:
Micell Teknologies – 1994, ABD: Hasta verilerini iyileştirmek amacıyla tıbbi cihazları dönüştürmeye yönelik yenilikçi bir teknoloji şirketi. Şirketin süperkritik akışkan teknolojisi, girişimsel kardiyoloji pazarında halihazırda kullanılan gelişmiş ilaç salımlı stentlerin üretimi gerçekleştirimektedir
NanomatTR, Ltd. – 2006, Türkiye:
Üretilmekte olan malzemeler:
•Boyutları nanodan moleküler ölçeğe uzanan, plastik ve kompozit malzemelere yanma geciktiriciliği, UV toleransı, biyobozunurluk, mekanik mukavemet, ısıl kararlılık gibi özellikler katmakta, ya da var olan özellikleri iyileştirmede kullanılan katkı maddeleri
•Tekstil uygulamaları için antibakteriyel ve antifungal kaplama malzemesi
•Tekstil, seramik ve polimer yüzeylere su tutmama özelliği kazandıran akıllı kaplamalar
NanoTego, A.Ş. – 2010, Türkiye: Antimic®️, diğer dezenfektan ürünlerine kıyasla güçlü bir antimikrobiyal koruyucu ajandır. Uygulandığı yüzeyleri renksiz, kokusuz nano boyutta küçük kalkanlar ile kaplayarak, bakteri, virüs ve mikropların tutunmasını engeller ve uzun süreli etkisi sayesinde üremelerine de engel olur.
Nanografen Ltd. – 2014, Türkiye: Nanografen, plastik endüstrisinde seri üretim için geri dönüşüm ve yeniden kullanım teknolojisini uygulayarak, atık lastikleri başlangıç malzemesi olarak kullanarak grafen maliyetini düşürüyor.
Punova Ltd. – 2015, Türkiye: Yüksek performanslı, fonksiyonel kaplama, yapıştırıcı ve reçine ihtiyacı duyan otomotiv, uzay-havacılık, inşaat ve tekstil gibi sektörlere yönelik müşteri odaklı ve yenilikçi polimerik çözümler sunan Ar-Ge temelli bir kimya firması.
ANT Systems
Sabancı Üniversitesi’nde yer alan araştırma altyapısının son yıllardaki en dikkat çeken ticari çıktısı ANT Systems şirketidir. Bu şirket tarım ile nanoteknolojiyi birleştiriyor. Tarımda su ve kimyasal tasarrufu sağlarken, toprak sağlığını da iyileştiriyor. Bu konuda Profesör İsmail Çakmak ile işbirliği içinde çalışıyorlar.
ANT Systems çatısı altında piyasaya sürülen yeni ürünler şunlar:
NANOTERN: Dünyada en ciddi çevresel sorunların başında, giderek artan su kıtlığı geliyor. Bu soruna çözüm olarak geliştirilen NANOTERN, kendi ağırlığının 1800 katına kadar suyu emebilen bir nanoteknoloji ürünü. Suyu 40 gün boyunca kademeli olarak salıyor yüksek şişme kapasitesi sayesinde uzun kuraklık dönemlerinde mahsulleri destekleyebiliyor. ANT Systems’in amiral gemisi teknolojisi olan ürün, toprakta 2 yıla kadar aktif kalabiliyor ve tüm toprak tiplerine uyum sağlıyor.

INSEASE: Bu ürünün amacı insektisitlerin aşırı kullanımının önüne geçilmesi. Pestisitler, toksik etkilerine rağmen günümüzde endüstriyel tarımın vazgeçilmez bileşenleri. Tarımsal bir alanda uygulanan pestisitlerin yalnızca %0,1’i hedefe ulaşırken, geri kalan miktar, biyolojik çeşitliliğin kaybına, son derece değerli türlerin azalmasına, su ve toprak kirliliğine, bitkilerde pestisit direncinin gelişmesine ve çok sayıda halk sağlığı riskine yol açıyor. INSEASE Teknolojisi sera örtü filmi formunda, pestisiti kontrollü ve yavaş şekilde salan nanoteknolojik bir çözüm. Bu filmler, aktif maddeyi böcekleri etkili biçimde uzaklaştıracak doğru seviyelerde yavaşça salarken, ürünlere veya çevreye zarar vermez.

ANTIMIC AGRO: Ürün kalitesini korumak ve raf ömrünü uzatmak için uzun vadeli çözüm sunan bir sanitasyon teknolojisi. Antimic Agro, diğer dezenfektanlara kıyasla daha güçlü bir antimikrobiyal koruyucu madde. Uygulandığında, yüzeyde renksiz, kokusuz nano boyutlu kalkanlar oluşturur. Bu kalkanlar, bakteri, virüs, alg ve mantar gibi mikroorganizmaların yüzeye yapışmasını önler ve uzun süre etkinliğini koruduğu için mikroorganizmaların üremesini durdurur.

Dr. Menceloğlu’nun Yönetim Kurulu başkanı ve Bilim Direktörü (CSO) olduğu şirketin CEO’su Can Yurdakul. Tuzla Kimya Sanayicileri Organize Sanayi Bölgesi’nde yılda 1.500 ton kapasiteli bir tesisin açılışına hazırlanıyor.
İhracata Peru ve Irak ile başlayan ANT Systems, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi bölgesinde dağıtım ağını kurdu.




