Yönetim Bilimleri Fakültesi Dünya Ölçeğinde Tanınırlığa Sahip

Ayşegül Toker

Prof. Dr. Ayşegül Toker’in 2024’te dekan olmasıyla birlikte Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi’nde, özellikle son iki yılda, dikkat çekici gelişmeler yaşanmakta. Öncelikle fakültenin uluslararası görünürlüğü belirgin bir ivme kazandı. Bunu, uluslararası sıralamalar ve akreditasyonlar üzerinden okumak mümkün. Bir diğer önemli gelişme de fakültede Sürdürülebilirlik Yan Dalı’nın açılmış olması. Bu girişim ülkemizde bir “ilk”. Pazarlama Yan Dalı da gelecek yıl açılacak.

 

 

Prof. Dr. Ayşegül Toker Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde 2012–2021 yılları arasındaki 9 yıllık dekanlık döneminde edindiği değerli deneyimlerini Sabancı Üniversitesine taşıyarak, Yönetim Bilimleri Fakültesi’ni daha uluslararası, daha sürdürülebilirlik odaklı ve diğer fakültelerle daha entegre bir yapıya kavuşturdu.

Önemli bir yol ayrımı

Toker, 2023 yılında Sabancı Üniversitesi’ne öğretim üyesi olarak katılmasından bu yana “en büyük katkım” dediği Sürdürülebilirlik Yan Dalı’nın açılması olduğuna dikkat çekiyor.

Toker’in akademik geçmişi, kendisinin iş dünyası, yönetim ve toplum ilişkisini bütüncül olarak ele alan bir perspektife sahip olduğunu gösteriyor. Bu yaklaşım zaten sürdürülebilirliğin temel mantığıyla örtüşüyor: ekonomik başarıyı sosyal ve çevresel etkilerden ayrı düşünmemek. 

Özellikle Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi’nde dekanlık döneminde sürdürülebilirlik temalı ders ve programların artması, disiplinlerarası yaklaşımın güçlenmesi ve uluslararası ağlarla bu konunun entegre edilmesi gibi adımlar, sürdürülebilirliğin artık kurumsal bir öncelik haline geldiğini gösteriyor.

Bu yaklaşımın ilk işaretlerini,  21 Ekim 2024 tarihinde Sabancı Üniveritesi Yönetim Bilimleri ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Sustainability at the Crossroads: What is Next?” adlı çalıştayda görmek mümkündü. Bu çalıştayda sürdürülebilirlik konusunun hem akademik dünyada, hem de iş dünyasında nasıl ele alındığı tartışılmıştı.

Çalıştayın açılışında söz alan Toker görüşlerini şöyle dile getirmişti: “Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi’nde vizyonumuz, yenilikçi araştırma ve etkili öğretimi bütünleştiren dünya standartlarında bir akademik ortam yaratmak. Ayrıca, toplumsal etki yaratmada iş dünyasının ve toplumun ihtiyaçlarına yanıt vermenin öneminin de farkındayız. Okulumuz bu hedeflere ulaşmak için dijital dönüşüm, iş analitiği, girişimcilik ve sürdürülebilirlik olmak üzere dört temel alana odaklanıyor. Bunlar arasında kritik bir odak noktası olarak öne çıkan sürdürülebilirlik ise giderek artan zorluklar nedeniyle her zamankinden daha da önemli konumda. Bu zorlukların gezegenimiz ve toplumlarımız üzerindeki etkilerine her geçen gün daha fazla tanık oluyoruz. Özetle, sürdürülebilirlik uygulamalarını benimsemenin artık sadece bir seçenek değil, yaşanabilir bir gelecek sağlamak için temel bir gereklilik olduğu anlaşılmış durumda.”

Sürdürülebilirlik Yan Dalı’nın açılması

Toker, bu yan dalın açılış öyküsünü şöyle anlatıyor: “Sürdürülebilirlik Yan Dal programımız, üç fakültenin ortaklığıyla doğan, tam anlamıyla disiplinlerarası bir yapı olarak tasarlandı. Programın akademik koordinatörlüğünü ise Yönetim Bilimleri Fakültesi olarak biz üstleniyoruz. Programa 2025-2026 Akademik Yılı itibarıyla resmen başladık. Ancak aslında ilk adımı bir dönem önce, programın tek zorunlu dersi olan MGMT 301- Sürdürülebilirliğe Giriş’i açarak atmıştık. Dersi Yönetim Bilimleri Fakültesi üyemiz Zafer Yenal veriyor. 

Yıllardır başarıyla devam eden derslerimizin yanı sıra, program kataloğumuzu yeni ve güncel içeriklerle zenginleştirmeye devam ediyoruz. Bu dönemin öne çıkan yeni derslerinden biri, Itır Göğüş hocamızın verdiği ve liderlik vizyonunu sürdürülebilirlikle buluşturan MGMT 424- Sürdürülebilirliğin Liderliği. Öykü Arkan Tunç hocamızın MGMT 333- İş Etiği ve Sosyal Sürdürülebilirlik dersi iş dünyasında etik karar alma süreçlerine odaklanırken; Asma Hedi Nairi’nin verdiği MGMT 310- İnsani Yardım Yönetimi ve Sürdürülebilirlik dersi, sivil toplumdan kriz yönetimine uzanan kritik bir alanı akademik perspektifle ele alıyor. Bu dönemin bir diğer yenilikçi dersi ise, gıda, tarım, teknoloji ve siyasetin kesişim noktalarını disiplinlerarası bir yaklaşımla inceleyen IF 201- Gıda Üzerine: Bilimsel, Teknolojik ve Politik Yaklaşımlar. Koordinatörlüğünü Zafer Yenal hocamızın üstlendiği bu derse farklı alanlardan akademisyenler de katkı sunuyor. Ders havuzumuz, diğer fakültelerimizin katkılarıyla daha da zenginleşirken; bu çeşitliliği üniversitemizin disiplinlerarası yaklaşımını en iyi şekilde yansıtan Sürdürülebilirlik Yan Dal Programı ile öğrencilerimize sunuyor olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. 

Şu an en yoğun talep Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden geliyor. Farklı disiplinlerin bu ortak paydada buluşması, aslında üniversitemizin 'birlikte yaratma ve geliştirme' vizyonuna ne kadar güzel hizmet ettiğimizi de gösteriyor.”

 

 

33 basamaklık yükseliş

Financial Times (FT) Yönetim Bilimleri Fakültesi’ndeki Executive MBA (EMBA) 2025 dünya listesinde 48. sıraya oturttu. 2023 yılında 81. sıradaydı. 33 basamaklık bu yükseliş ne anlama geliyor? 

Toker bu yükselişi şöyle açıklıyor: “Bu yükselişi doğru okumak için, liste oluşturulurken hangi kriterlerin göz önünde bulundurulduğuna bakmak gerekiyor. FT yalnızca programın akademik yapısını değil, mezunların kariyer gelişimini, maaş artışlarını, fakültedeki kadın-erkek oranını, araştırma çıktılarının kalitesini, ESG ( -Environmental, Social, Governance) ve sürdürülebilirlik odağını, hatta karbon ayak izi performansını birlikte değerlendiriyor. Dolayısıyla fakültemizin FT listesindeki bu dikkat çekici yükselişi, çok boyutlu bir gelişimin sonucu.

Nitekim son iki yılda bu alanların tamamında somut iyileşmeler kaydettik. Mezunlarımızın programı bitirdikten sonraki maaş artış oranı yüzde 51’den yüzde 72’ye yükseldi. Kadın öğretim üyesi oranımız yüzde 33’ten yüzde 37’ye çıktı. Karbon ayak izi performansımızı iyileştirerek bu kategoride 93. sıradan 79. sıraya yükseldik. Bildiğiniz gibi Sabancı Üniversitesi ilk kez ISO 14064 Karbon Ayak İzi Doğrulama Sertifikası’nı aldı. ESG ve net sıfır hedeflerine ayrılan öğretim saatlerinde ilerleme kaydettik, uluslararası öğretim üyesi oranımızı da artırdık. Bu gelişmelerin toplam etkisi bizi ilk 50’ye taşıdı.

Bunu bireysel bir başarıdan çok, hepimizin aynı hedefe odaklanarak ortaya koyduğu ekip ruhunun bir sonucu olarak görüyorum. İkinci uluslararası akreditasyonumuzu almamızın hemen ardından gelen bu FT başarısı, doğru yolda olduğumuzu kanıtladı ve hepimiz için harika bir motivasyon kaynağı oldu.”

Avrupa çapında başarı

QS (Quacquarelli Symonds) sıralamasında 2025'te MBA programının Avrupa'da 64. sırada yer almasının Avrupa çapında ne anlama geldiğini dekanımıza sorduk: 

Toker, bu sorumuzu ise şöyle yanıtladı: “Avrupa genelinde 64. sırada yer almak, Sabancı MBA programının istihdam edilebilirlik ve akademik itibar gibi kritik alanlarda en prestijliler arasında olduğunu teyit ediyor. Bizim açımızdan da uluslararasılaşma çabalarımızın meyvelerini topladığımızın bir diğer göstergesi. Türkiye’den Özyeğin Üniversitesi’nin de listenin 76. sırasında yer alması*, ülkemizin yükseköğretimdeki potansiyelini göstermesi açısından çok kıymetli.”

Pazarlama Yan Dalı  

Toker’in dijital pazarlama konusuna özel ilgisini bildiğimiz için böyle bir yan dal açmayı düşünüp düşünmediğini sorduk. Yanıtı daha kapsayıcı oldu: “Aslında dijital pazarlama ile sınırlı kalmak yerine, çok daha kapsayıcı ve stratejik bir adım atarak 2026-2027 Akademik Yılı’nda Pazarlama Yan Dalı programımızı başlatıyoruz. Pazarlamanın artık sadece bir reklam veya promosyon faaliyeti olmadığını hepimiz biliyoruz; bugün pazarlama, ürün tasarımından veri kullanımına kadar kurumların tam merkezinde yer alıyor. Biz de bu ihtiyaca yanıt vermek için farklı disiplinlerden gelen öğrencilerimizin, kendi uzmanlıklarına pazarlama bakış açısından bakabilecekleri bir yapı kurduk. Programda esnek bir sistemimiz var. Öğrencilerimiz temel dersleri aldıktan sonra kendi ilgi alanlarına göre bir rota çizebilecekler. Tüm öğrencilerimizi önümüzdeki yıl bu heyecanı paylaşmaya davet ediyorum.”

AACSB, AMBA ve EQUIS akreditasyonları

İşletme okullarının dünya standartlarında eğitim verdiğini gösteren AACSB akreditasyonu (The Association to Advance Collegiate Schools of Business), eğitim, müfredat, akademik kadro, araştırma çıktıları gibi 20’den fazla kriter üzerinden değerlendirme yapar. Dünya genelinde işletme okullarının yalnızca küçük bir kısmı bu akreditasyona sahiptir. 

Sabancı Yönetim Bilimleri Fakültesi bu akreditasyonu 3. kez alarak büyük bir başarıya imza atmış durumda.  İlk olarak bu akreditasyonu 2012’de aldı. Bu sayede fakültenin tanınırlığı artmış, mezunlarının küresel iş ve akademik fırsatlarını güçlenmiş ve fakültenin sürekli kalite geliştirme sürecinde olduğu kanıtlanmıştır.

Bunun yanı sıra fakültemiz, 2025 yılında AMBA (Association of MBAs) akreditasyonunu da alarak uluslararası kalite güvencesini daha da pekiştirmiştir. EQUIS (European Quality Improvement System) akreditasyon sürecinin ilk aşaması da başarıyla tamamlanmış olup, 2027 yılında bu sürecin tamamlanmasıyla birlikte “triple crown” olarak bilinen üçlü akreditasyon unvanına ulaşmayı hedeflemekteyiz.

 

 

Prof. Dr. Ayşegül Toker

Prof. Dr. Ayşegül Toker 1994 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği doktorasını tamamladıktan sonra, The Hong Kong Polytechnic Üniversitesi’nde misafir araştırmacı olarak görev yapmıştır. Boğaziçi Üniversitesi, İşletme Bölümü’nde öğretim üyesi olarak başladığı 1997 yılından itibaren İnternet ve yeni teknolojiler üzerine araştırmalar yapan Ayşegül Toker, yeni teknolojilerin tüketiciler ve şirketler tarafından adaptasyonu konusunda çalışmaktadır.

Akademik çalışmalarının yanı sıra, Toker 2011-2013 yılları arasında Sosyal Medya Takımının Koordinatörü olarak Üniversitenin tüm sosyal mecralardaki varlığını ve stratejisini yönetmiştir. 2016-2018 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Müdürlüğü görevini üstelenen Toker, girişimcilik ekosistemi ve kültürünü geliştirmek üzere projeler geliştirmiştir. Ayşegül Toker 2008-2012 yılları arasında bütçe ve stratejiden sorumlu Rektör Danışmanlığı ve İşletme Bölüm Başkanlığı görevlerini aynı anda yürütmüş, 2012-2021 yılları arasında da Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dekanı olarak görev yapmıştır. 2022 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nden ayrılan Toker, 2023 yılında Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi’nde İnovasyon, Girişimcilik ve Endüstri İlişkileri Koordinatörü olarak başlamıştır. 2024 yılından bu yana Fakülte’nin Dekanlığını yürütmektedir.Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak, yeni konuları araştırma alanlarına dahil eden Toker’in dijital pazarlama, sosyal medya, konum-bazlı pazarlama, mobil pazarlama, sanal topluluklar, müşteri ilişkileri yönetimi ve e-ticaret konularında yayınlanmış birçok saygın akademik dergi makaleleri, ulusal ve uluslararası konferans bildirileri, kitap ve kitap bölümleri bulunmaktadır.

Mobile Marketing: Fundamentals and Strategy (McGraw Hill, 2011) kitabının yazarlarındandır.

Kaynak:

Gökçe Çalışkan: https://www.topuniversities.com/mba-rankings/europe/2025?countries=134&sort_by=rank&order_by=asc

https://gazetesu.sabanciuniv.edu/tr/uluslararasi-stratejik-yonetim-konferansi-oncesinde-sabanci-universitesinden-surdurulebilirlik