01/10/2026
Sabancı Üniversitesi’nin yapay zekâyı farklı disiplinlerin perspektifinden ele alan AI.SU sohbet serisi, Minerva Han’da gerçekleştirilen yeni buluşmasında Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Melisa Sabancı Tapan ile Les Benjamins’in Kurucusu ve Kreatif Direktörü Bünyamin Aydın’ı bir araya getirdi.

Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri kapsamında Sakıp Sabancı’nın dijital ikizinin oluşturulmasına yönelik çalışmalar sırasında ortaya çıkan “Dijital ikizlerin daha fazla yer alacağı bir dünyada insan kalmak ne demek olacak?” sorusundan hareketle Melisa Sabancı Tapan tarafından hayata geçirilen AI.SU, bu temel soruyu farklı disiplinler ve jenerasyonlar üzerinden tartışmaya açıyor. Yoğun ilgi gören Minerva Han buluşmasında ise yapay zekânın geldiği nokta; yaratıcılık, moda, tekstil, sanat ve tasarımın yanı sıra yapay zekâ felsefesi üzerinden disiplinlerarası bir perspektifle ele alındı.
Buluşmanın başında Melisa Sabancı Tapan ve Bünyamin Aydın’ın daha önce AI.SU kapsamında gerçekleştirdiği “Yapay Zekâ Çağında Yaratıcılık ve Özgünlük” başlıklı bölüm izlendi. Gösterimin ardından başlayan sohbette, bölümün çekilmesinden bu yana geçen yaklaşık altı aylık dönemde yapay zekâ alanında yaşanan hızlı değişim ve bu değişimin yaratıcılığa yönelik yaklaşımlar üzerindeki etkileri değerlendirildi. Tapan, AI.SU’nun çıkış noktasındaki temel sorulardan birinin, “Dijital ikizlerin daha da çok yer alacağı bir dünyada insan kalmak ne demek olacak?” olduğunu belirterek serinin bu soruyu farklı disiplinler ve jenerasyonlar üzerinden tartışmaya açtığını ifade etti.
Yapay Zekâ ile Analog Yaşam Arasındaki Denge
Bünyamin Aydın ise yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte kendi yaklaşımında yaşanan değişime değindi. Son dönemde zanaat, el sanatları ve kültürle daha yakın bir ilişki kurmaya yöneldiğini anlatan Aydın, Türkiye’nin farklı bölgelerini gezerek yerel üretim biçimlerini ve el işçiliğini daha yakından araştırdığını söyledi. Yapay zekâyı hayatında ve işinde kullanmaya devam ettiğini belirten Aydın, yaratıcı sürecin insanda kalmasına verdiği önemi, “Şarkı sözünü hata yaparak kendim yazmak isterim. Belki bir ülkeye giderken hangi müzelere gitmem gerektiğini yapay zekâya sorgulatırım ama oraya giderken insanlarla temasın kaybolmaması önemli” sözleriyle anlattı.
Sohbette yapay zekânın yaratıcı üretimin yerini alması yerine, üretimi destekleyen ve gündelik hayatı kolaylaştıran bir araç olarak nasıl konumlandırılabileceği de tartışıldı. Aydın, bu ayrımı hâlâ aradığını belirterek, “Yaratıcı tarafı elinden almadan yapay zekânın hayatı nasıl kolaylaştırabileceğini çözmeye çalışıyoruz. Bugün bunu çözmüş olmayı beklemiyorum ama en azından bu arayış önemli” dedi. Melisa Sabancı Tapan da AI.SU’nun yalnızca ekran üzerinden ilerleyen bir seri olmamasını, farklı disiplinlerden insanların düşüncelerini ve sorularını sürece dahil eden fiziksel buluşmalarla devam etmesini önemsediklerini ifade etti.
Buluşmanın soru-cevap bölümünde katılımcılar, yapay zekânın yalnızca moda ve tekstil alanındaki etkilerine değil; sanat, tasarım ve farklı yaratıcı disiplinlerdeki gelişimine ilişkin sorularını Melisa Sabancı Tapan ve Bünyamin Aydın’a yöneltti. Katılımcılar sorularının yanı sıra yapay zekâyla kurdukları ilişkiye ve teknolojinin gündelik yaşamları ile üretim süreçlerindeki yerine ilişkin kişisel deneyimlerini de paylaşarak tartışmaya farklı perspektiflerden katkı sundu. Yapay zekâ çağında özgünlük, insan yaratıcılığının geleceği ve teknoloji ile insan arasındaki ilişkinin de ele alındığı oturum, karşılıklı görüş ve deneyimlerin paylaşılmasıyla sona erdi.




