15/05/2026
2025 yılında hayata geçirilen Sabancı Üniversitesi Bilim ve Sanat Ödülleri kapsamında düzenlenen “Frontiers and Impact Talks”, 13 Mayıs’ta SUNUM’da gerçekleştirildi. Etkinlikte, 2025 Sabancı Üniversitesi Bilim ve Sanat Ödülleri’ni kazanan akademisyenler araştırmalarının bilimsel arka planını, toplumsal etkilerini ve üretim süreçlerini katılımcılarla paylaştı.
Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’nin açılış konuşmasını gerçekleştirdiği etkinlikte; Yükselen Araştırmacı Ödülü sahibi Dr. Nur Mustafaoğlu ile Toplumsal Katkı Ödülü sahipleri Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik ve Prof. Dr. Özge Akbulut’un yanı sıra, Üstün Başarılı Araştırmacı Ödülü sahibi Prof. Dr. Erhan Budak konuşmacı olarak yer aldı. Katılımcılar, araştırmacıların çalışmalarının akademik ve toplumsal etkilerini doğrudan dinleme fırsatı buldu.

“Dünya çapında ses getiren araştırma sonuçları çıkarabilen bir kurum olmak”
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Rektör Yusuf Leblebici, üniversitenin araştırma alanındaki dönüşümüne dikkat çekti. Leblebici, son yıllarda araştırma odağının güçlendiğini ve bunun somut sonuçlarının görülmeye başlandığını ifade etti.
Sabancı Üniversitesi’nin bugün hem özgün eğitim modeli hem de dünya çapında ses getiren araştırmalarıyla öne çıkan bir kurum haline geldiğini vurgulayan Leblebici, kaliteli araştırma kültürünün üniversite içinde daha görünür hale gelmesinin önemine değinerek, “Frontiers and Impact Talks” etkinliğinin de bu araştırma kültürünü güçlendirmek amacıyla hayata geçirildiğini belirtti.

Dr. Nur Mustafaoğlu Organ-on-Chip Teknolojileri Üzerine Çalışmalarını Paylaştı
Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yükselen Araştırmacı Ödülü sahibi Dr. Nur Mustafaoğlu, konuşmasında organ-on-chip teknolojileri ve kan-beyin bariyeri modelleri üzerine yürüttükleri çalışmaları anlattı. Mustafaoğlu, laboratuvarlarında nanobiyoteknoloji ve mikroakışkan sistemleri kullanarak hem sağlıklı hem de hastalık modelleri geliştirdiklerini ifade etti.
Konuşmasında özellikle Alzheimer, epilepsi, glioblastoma ve prion hastalıkları üzerine geliştirilen modellerden söz eden Mustafaoğlu, insan hücrelerinden oluşturulan sistemlerin ilaç geliştirme süreçlerinde büyük önem taşıdığını belirtti. Nobel Kimya Ödülü sahibi David Baker'ın grubuyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Mustafaoğlu, kan-beyin bariyerini bozmadan ilaç taşıyabilen protein tasarımlarının gelecekte nörolojik hastalıkların tedavisinde önemli bir rol oynayabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Özge Akbulut Meme Cerrahisi Eğitimine Yönelik Teknolojileri Anlattı
Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Toplumsal Katkı Ödülü sahibi Prof. Dr. Özge Akbulut, konuşmasında meme koruyucu cerrahi eğitimine yönelik geliştirdikleri yüksek gerçeklikli simülasyon modellerini anlattı. Akbulut, geliştirdikleri modeller sayesinde cerrahların hastalar üzerinde uygulama yapmadan önce eğitim alabildiğini ve bu sistemlerin bugün dünyanın farklı ülkelerinde kullanıldığını ifade etti.
Konuşmasında erken teşhisin önemine de dikkat çeken Özge Akbulut, meme kanserinde lokalizasyon teknolojileri üzerine yürüttükleri girişimcilik çalışmalarını paylaştı. Türkiye’de kamu ve özel hastanelerde kullanılmaya başlanan manyetik marker sistemlerinin cerrahi süreçleri kolaylaştırdığını belirten Akbulut, disiplinlerarası iş birliklerinin bu başarıda önemli rol oynadığını söyledi. Akbulut son olarak Sabancı Üniversitesi’nde aldığı girişimcilik desteğinin kendi yolculuğunda belirleyici olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik Sosyal Bilimlerin Toplumsal Etkisine Dikkat Çekti
Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi ve Toplumsal Katkı Ödülü sahibi Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik, konuşmasında sosyal bilimlerin toplumsal etkisi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Çelik, sosyal bilimlerin etkisinin çoğu zaman görünmeden, uzun vadede ve derin biçimde ortaya çıktığını belirterek, akademik çalışmalarını toplumsal kutuplaşma, zorunlu göç ve barış inşası alanlarında sürdürdüğünü ifade etti.
Konuşmasında umut kavramına özel bir yer ayıran Çelik, sosyal bilimlerin temel işlevlerinden birinin sesi duyulmayan kesimleri görünür kılmak olduğunu söyledi. Deprem sonrası Hatay’da yaptığı gözlemlerden örnekler veren Çelik, toplumsal dayanışma ve birlikte yaşama kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Çelik ayrıca, akademik bilginin politika yapıcılar ve sivil toplumla buluşmasının toplumsal dönüşüm açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Erhan Budak Üretim Teknolojileri Alanındaki Çalışmalarını Aktardı
Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Üstün Başarılı Araştırmacı Ödülü sahibi Prof. Dr. Erhan Budak, konuşmasında üretim teknolojileri ve talaşlı imalat alanındaki çalışmalarını anlattı. Budak, Sabancı Üniversitesi’nde üretim araştırma laboratuvarının kurulma sürecinden söz ederek, laboratuvarın bugün medikal, uzay, havacılık, otomotiv ve enerji sektörlerine yönelik araştırmalar yürüttüğünü belirtti. Budak ayrıca Üretim Araştırma Laboratuvarı’nın (Manufacturing Research Lab), araştırma ve mezuniyet projeleri ile tez çalışmalarının yanı sıra SU Rockets ve SUCar gibi öğrenci kulüplerinin üretim ihtiyaçlarına da destek veren önemli bir üretim altyapısı olarak faaliyet gösterdiğini ifade etti.
Üretim süreçlerinde yapay zeka, veri analitiği ve hibrit modelleme yöntemlerinin kullanımına değinen Erhan Budak, fizik tabanlı makine öğrenmesi yaklaşımının üretim süreçlerinde hata tespiti ve optimizasyon açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Budak ayrıca, geleceğin üretim sistemlerinde daha akıllı, adaptif ve insansız imalat süreçlerinin belirleyici olacağını söyledi.

“Bu Kültürün İnşası İçin Bunlar Çok Önemli”
Programın kapanış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Yıldız, ödül programının üniversite kültürünün gelişimi açısından önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Yıldız, üniversiteye ve bilime katkı sağlayan akademisyenlerin emeklerinin görünür kılınmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Sabancı Üniversitesi’nin yaklaşık 30 yıllık tarihinde güçlü bir akademik kültür oluştuğunu belirten Mehmet Yıldız, bu kültürün gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Yıldız ayrıca, ödül programının oluşturulmasında görev alan dekanlara, üniversitenin araştırma komitesine ve değerlendirme süreçlerinde yer alan akademisyenlere teşekkür ederek, programın yeni dönemi için başvuruların başladığını ifade etti.




