03/08/2026
Sabancı Üniversitesi, “Bilim Kafe” etkinlikleri kapsamında, Sabancı Üniversitesi Lise Yaz okulu öğrencilerini ağırladı. Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve NanoMühendislik Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu’nun katıldığı etkinlikte nanoteknolojinin önemi ve sürdürülebilirlikle ilişkisi ele alındı.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından geçtiğimiz yıl başlatılan “Bilim Kafe” etkinlikleri kapsamında Sabancı Üniversitesi Lise Yaz Okulu “Girişimcilik” dersi öğrencileri, Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve NanoMühendislik Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu ile bir araya geldi. Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu,üniversitenin Tuzla kampüsünde gerçekleştirilen etkinlikte “sürdürülebilirlik ve nanoteknoloji” temalı bir sunum yaptı.
Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu, “Geleceğin Meslekleri Ekseninde Yeni İş Alanları: Sürdürülebilirlik ve Nanoteknoloji” başlıklı sunumunda, nanoteknolojinin sürdürülebilirliğe nasıl fayda sağladığını anlattı. Prof. Dr. Menceloğlu, “Her 10-15 yılda bir dünya nüfusu 1 milyar artıyor. Ancak nüfus artarken su, enerji ve tarım alanları aynı oranda artmıyor. Bu nedenle geleceğin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çevresel, ekonomik ve sosyal dengeyi birlikte gözeten, sürdürülebilir çözümler büyük önem taşıyor. Nüfus artışı ve iklim değişikliği; su, gıda ve enerji gibi kaynaklara olan talebi her geçen gün artırırken, bu ihtiyaçları çevreyi koruyarak karşılayabilecek teknolojiler geliştirmeliyiz” dedi.
“Doğal sistemleri destekleyen uygulamalar geliştirmek gerekiyor”
Döngüsel ekonominin, sürdürülebilir hedeflere ulaşmak için kaynak kullanımını iş büyümesinden ayıran somut ve işlevsel bir araç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Menceloğlu şöyle konuştu: “Döngüsel ekonomi, tasarım odaklı üç ilkeye dayanıyor. Bunlardan birincisi atık ve kirliliği ortadan kaldırmak. Atıklar sistemin sonundaki bir hata değil, henüz tasarım aşamasındayken engellenmesi gereken bir unsurdur. İkincisi, ürün ve malzemeleri döndürmek. Malzemeler tamir, yeniden kullanım, yenileme ve geri dönüşüm yoluyla en yüksek değerde tutulur. Üçüncüsü ise doğayı yenilemek. Sadece "daha az zarar vermek" yerine, doğal sistemleri destekleyen ve biyoçeşitliliği artıran uygulamalar geliştirmek gerekiyor.”
“Nanoteknoloji sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak fırsatlar sunuyor”
Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu, nanoteknolojinin sürdürülebilirlik konusunda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Menceloğlu, “Nano ölçekte geliştirilen malzemeler sayesinde daha az malzeme kullanarak daha etkili fonksiyonlar elde etmek ve uygun maliyetli çözümler geliştirmek mümkün oluyor. Tarımda bitki koruma, gübreleme, toprak iyileştirme ve su arıtma uygulamalarından gıda ambalajlarına, temiz su, yenilenebilir enerji ve atıkların ileri dönüşümüne kadar birçok alanda nanoteknoloji, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayabilecek önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle sürdürülebilir tarım ve gıdada nanoteknolojiyi nerelere adapte edebileceğimize bakıyoruz. Bu teknolojileri toplumun ihtiyaçlarına çözüm üreten uygulamalara dönüştürebilmek amacıyla araştırmalar yapılıyor. Nanoteknolojiyle birçok alanda sürdürülebilir çözümler geliştirmek mümkün" ifadelerini kullandı.
“Küresel sorunlara çözüm için araştırma temelli yaklaşım önem taşıyor”
Konuşmasında Sabancı Üniversitesi’nin araştırmayı merkeze alan yaklaşımına da değinen Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu “Küresel sorunlara çözüm üretebilmek için araştırma temelli bir yaklaşım büyük önem taşıyor. 21. yüzyılda problemler değişti. Artık enerji problemi, çöp problemi, su gibi problemler var. Bu problemleri tek bir disiplinle çözmek mümkün değil. İklim değişikliği, su ve enerji kaynaklarının kullanımı, gıda güvenliği ve nüfus artışı gibi makro sorunları çözmek için minik sistemlere yani “Nano bio information” sistemlerine ihtiyaç var. Sabancı Üniversitesi'nin felsefesinde de bu anlayış yer alıyor. Mühendislik eğitiminin fizik, kimya, matematik ve biyoloji gibi temel bilimlerle birlikte ele alınması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.
Gençleri bilimsel düşünceye teşvik ediyor
YÖK tarafından kurulan Bilim İletişimi Ofisi’nin önemli girişimlerinden biri olan “Bilim Kafe” etkinlikleri, üniversite ve lise öğrencilerinin dünyaya bilimsel merak, eleştirel düşünme ve keşif isteğiyle yaklaşmalarını teşvik etmeyi hedefliyor. Katılımcıların uzmanlara doğrudan soru sorabildiği platform, bilime duyulan güveni artırmayı ve bilimsel düşünceyi yaygınlaştırmayı amaçlayan önemli bir bilim iletişimi hamlesi niteliği taşıyor.




