Son Ders Ahmet Ümit’ten

Son Ders Ahmet Ümit’ten

"Yazarın üslubunu belirleyen kişisel tarihidir"

Kapanış Konferansı 2019soldan sağa: Zeynep Uçak, Nitshona Saporta, Elif Pınar Ön, Ahmet Ümit ve Yusuf Leblebici

Sabancı Üniversitesi mezuniyet etkinlikleri kapsamında, 21 Haziran 2019, Cuma günü, “Akademik Yıl Kapanış Konferansı” düzenlendi. Mezuniyet Sınıfı, aileleri ve tüm Sabancı Üniversitesi mensuplarına yönelik olarak düzenlenen “Akademik Yıl Kapanış Konferansı”nın bu yılki konuşmacısı Ahmet Ümit oldu.

Yusuf Leblebici

Konferansın açılış konuşmasını Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici yaptı.

Ahmet Ümit “Bitmeyen Eğitim: Edebiyat” başlıklı bir konuşma yaptı. Konuşmasında yazar olma hikayesini paylaşan Ahmet Ümit, 1983 yılında bir rapor yazarken aslında bir hikaye yazdığını fark ettiğini ve böylelikle yazar olmaya karar verdiğini söyledi.

Ahmet Ümit

Yazar olma fikrini sağlayan altyapının annesinden geldiğini belirten Ahmet Ümit, annesinin çok iyi bir hikaye anlatıcı olduğunu sözlerine ekledi. Yazdığı ilk hikayenin temelinin annesine dayandığını ifade etti. Yazarın yazdıklarında hayatından esinlendiğine değinen Ümit, “Yazarın üslubunu belirleyen kişisel tarihidir” dedi. 

İlk kitabını yazdığında Ali Taygun’un “Sen polisiye yazıyorsun” dediğini söyleyen Ahmet Ümit, bunun üzerine polisiye alanını incelemeye başladığını ifade etti. O güne kadar polisiye ile ilgili bildiği her şeyin yanlış ve eksik olduğunun farkına vardığını belirten Ümit, polisiye yazanlar için “Aslında edebiyatın gerçek işlevini yerine getirecekleri için cinayeti yazdılar” dedi. “Hepimizin yüzünde maskeler var. Bunların ardında asıl ruhumuz var. Edebiyatın bir işlevi varsa insan ruhunu anlatmaktır” diye devam etti.

Ahmet Ümit “Bu topraklarda doğan her çocuk çok kültürlü olarak dünyaya geliyor. Bu genlerimizde var. Ama biz bunları öğrenmiyoruz. Böyle anlatmıyoruz. Bu topraklarda bulunmamız nedeniyle bize sunulmuş bir hazine var. Bu insanlığın ortak mirası. Bu basit bir tarih bilgisi değil, hayatı kavrama biçimimiz” diyerek sözlerine son verdi.

Konferansın ardından, Ahmet Ümit ve mezunlar, Mezunlar Rıhtımı’na mezuniyet yılı tuğlasını yerleştirdiler.

Kapanış Konferansı 2019

2019 Mezuniyet Töreninin Ardından

2019 Mezuniyet Töreninin Ardından

Sabancı Üniversitesi, 22 Haziran 2019, Cumartesi günü, lisansüstünde 20. dönem, lisans programlarında 17. dönem mezunlarını verdi. Mezunlar diplomalarını, Sabancı Üniversitesi’nde gerçekleşen törenle aldılar.

Güler Sabancı ve Yusuf Leblebici

Törende, fakülte birincilik ödülleri de sahiplerini buldu. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Birincisi Naci Ege Saraç, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Birincisi Atakan Başdüzen, Yönetim Bilimleri Fakültesi Birincisi ise Burak Şahin oldu.

Mezuniyet Töreni 2019

soldan sağa: Naci Ege SaraçAtakan Başdüzen, Güler Sabancı, Burak Şahin

Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’dan mezunlara tavsiyeler:

Sabancı Üniversitesi’nden bilimin yolundan sapmayan, Cumhuriyet değerlerine bağlı, eşitlikçi, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür gençler olarak hayata atılıyorsunuz.

  • Zorluklarla karşılaştığınızda, evrensel değerler yolunuzu aydınlatan ışık olsun.

  • İnsanın kendi kişiliğini inşa etmesi ömür boyu sürecek bir uğraştır.

  • Sizi siz yapan ne kadar yaratıcı, ne kadar cesur, ne kadar alçakgönüllü, ne kadar sağduyulu ve vicdanlı olduğunuzdur.

  • Size tavsiyem, özgeçmişinizin ötesinde, “iyi, faydalı ve vicdanlı insan” olarak anılan bir karakter inşa etmek için çaba göstermenizdir.

  • Tüm kimliklerin ötesine geçin, insanlara ve farklılıklara saygı gösterin.

  • Eğer daha güzel bir dünyada yaşayacaksak, bunu gerçekleştirecek olan sizlersiniz.

  • Kimsenin hedefinizi aşağıya çekmesine izin vermeyin.

  • Akıl almaktan, sormaktan, danışmaktan çekinmeyin ama her zaman kendinize olan güveninizle karar verin.

“20 yıl önce yükseköğrenimde fark yaratmak hedefiyle yola çıktık”

Güler Sabancı konuşmasına bu yıl Sabancı Üniversitesi’nin 20. yılını kutladığına vurgu yaparak başladı. 20 yıl önce yükseköğrenimde fark yaratmak ve dünya üniversitesi olmak hedefiyle yola çıktıklarını söyleyen Sabancı, bugün geldikleri noktada, bilimsel başarılara ve geleceğe yön veren çalışmalara öncülük ettiklerini söyledi. Güler Sabancı konuşmasında, Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı Sakıp Sabancı’nın Türkiye’nin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmasının ancak, iyi yetişmiş, iyi eğitilmiş gençlerle olacağına yürekten inandığını söyledi.

2019 Mezuniyet Töreni Güler Sabancı

Güler Sabancı

Bu yıl yurt dışında; Boston, San Francisco, Londra, Amsterdam ve Münih’te pek çok Sabancı Üniversitesi mezunu ile buluştuklarını söyleyen Sabancı, hepsinin ulaştıkları noktaların kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Güler Sabancı “Her zaman çok önemsediğimiz, dünyanın her yerinde geçerli yetkinlikler kazandırarak, “dünya vatandaşı” yetiştirme konusunda çok iyi bir noktada olduğumuzu bir kez daha anladık.” dedi. Mezunlarının hem akademik dünyada hem de iş hayatında önemli yerlere geldiklerini de sözlerine ekledi.

Sabancı Üniversitesi’nin 20. yılında yeni yönetim kadrosu

Sabancı Üniversitesi’nin 20. yılında yönetimde de önemli değişiklikler olduğunu açıklayan Güler Sabancı, yakın zamanda rektörlük bayrağını devralan Prof. Yusuf Leblebici’nin Sabancı Üniversitesi’ne geri dönüşünün kendilerine güç verdiğini söyledi. Yusuf Leblebici’nin, Sabancı Üniversitesi’nin ilk yıllarında, özgün ve öncü sistemin oluşum sürecinde önemli katkıları bulunduğunu sözlerine ekledi. Güler Sabancı “Dünya çapında başarılar kazanarak müthiş tecrübeler edindiği İsviçre’deki Lozan Federal Teknoloji Enstitüsü’nden, Sabancı Üniversitesi’ne Rektör olarak dönmesi çok gurur vericidir.” diyerek devam etti.

Güler Sabancı bir diğer değişikliğin de Sabancı Üniversitesi’nin kurumsal yapısında çok önemli bir rolü bulunan genel sekreterlik pozisyonunda olduğunu duyurdu. Yaklaşık 15 yıldır Sabancı Üniversitesi’nin Genel Sekreterliğini yürüten Haluk Bal’ın emekliye ayrılarak yerini Rasim Karas’a bırakacağını açıkladı.

“Cumhuriyet değerlerine bağlı, eşitlikçi, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür gençler olarak hayata atılıyorsunuz”

Mezuniyet töreninde gençlere seslenen Güler Sabancı, “Mezun olduğunuz bu dönemde, özellikle teknolojinin itici gücüyle yeni bir dünya düzeni kuruluyor. Ama bir taraftan da maalesef tüm dünyada pek çok zorluklar yaşanmaya devam ediyor. Herkes kendisi gibi düşünen insanları okuyor, dinliyor, izliyor. Ne yazık ki, farklılıklara tahammül azalıyor. Yüzeysel ayrımlar, etiketler, cinsiyet ve her türlü farklı düşünce kamplaşmalara sebep olabiliyor. Bundan çıkmanın yolu ise; tüm kimliklerin ötesine geçip, insanı görmekten, anlamaktan ve farklılıklara saygı göstermekten geçiyor. Eğer daha güzel bir dünyada yaşayacaksak, bunu gerçekleştirecek olan sizlersiniz.” dedi.

Güler Sabancı, mezunların Sabancı Üniversitesi’nden, bilimin yolundan sapmayan, Cumhuriyet değerlerine bağlı, eşitlikçi, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür gençler olarak hayata atıldıklarını sözlerine ekledi.

Sabancı Üniversitesi mezunlarının Türkiye’de çok az insana nasip olacak, çok iyi ve ayrıcalıklı bir eğitim aldıklarına vurgu yapan Güler Sabancı, “Dünya vatandaşı” olmaları ve dünyanın her yerinde fark yaratmalarını sağlayacak yetkinlikler kazandıklarını söyledi.

“İnsanın kendi kişiliğini inşa etmesi ömür boyu sürecek bir uğraştır”

Gençlere nasihatlerde bulunan Güler Sabancı, “Unutmayın ki, siz özgeçmişinizden ibaret değilsiniz. Sizi siz yapan, sizi tanımlayan ne sahip olduğunuz diploma, ne instagramdaki takipçi sayınızdır. Sizi siz yapan, “kişiliğiniz”, yani insani özelliklerinizdir. Ne kadar yaratıcı, ne kadar cesur, ne kadar alçakgönüllü, ne kadar sağduyulu ve vicdanlı olduğunuzdur.” dedi.

İnsanın kendi kişiliğini inşa etmesinin ömür boyu sürecek bir uğraş olduğuna vurgu yapan Güler Sabancı, kariyerine başladığı döneme, üniversitenin kuruluş yıllarına ve bugüne baktığında, kişiliğinin ve hayata bakışının yıllar içinde geliştiğini gördüğünü söyledi. İnsanın karakterini inşa etmesinin; yani kendini tanımasının, eksikliklerini görmesinin, bunları düzeltmesinin, karşılaştığı zorlukları çözme şeklinin, olgunlaşmasının bitmeyen bir yolculuk olduğunu sözlerine ekledi.

Güler Sabancı “Size tavsiyem, özgeçmişinizin ötesinde, “iyi, faydalı ve vicdanlı insan” olarak anılan bir karakter inşa etmek için çaba göstermenizdir.” dedi.

“Evrensel değerler yolunuzu aydınlatan ışık olsun”

Mezunlara; kendilerine hedef koyma, plan yapma ve bu planı uygulama tavsiyesinde bulunan Güler Sabancı; “Kimsenin hedefinizi aşağıya çekmesine izin vermeyin. Akıl almaktan, sormaktan, danışmaktan çekinmeyin ama her zaman kendinize olan güveninizle karar verin. Başkalarına değil kendinize güvenin. Zorluklarla karşılaştığınızda, ki karşılaşacaksınız, insan hakları, eşitlik, hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerler yolunuzu aydınlatan ışık olsun.” diyerek sözlerine son verdi.

“Gelişmiş toplumların önemli zenginliklerinden biri, araştırma ve geliştirme altyapılarının gücü ve bu faaliyetlerin ekonomiye katkısının yaygınlık oranıdır”

 2019 Mezuniyet Töreni Yusuf Leblebici

Yusuf Leblebici

Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici, Sabancı Üniversitesi’nin bugün dünya üniversite sıralamalarında, Türkiye’den katılan üniversitelerin arasında birinci sırada bulunduğunu söyledi. “Gerek eğitim programlarımızın kalitesi ve özgünlüğü, gerekse bilim dünyasına yapmakta olduğumuz katkıları simgeleyen araştırma çıktılarımızla, bu ülkenin en iyi üniversitelerinden biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Ancak hedefimiz, sadece Türkiye’nin en iyisi olmak değil, tüm dünyada tanınan ve takdir edilen bir araştırma üniversitesi olmaktır” diye devam etti.

Yusuf Leblebici, Sabancı Üniversitesi’nin ilk defa bu yıl hayata geçirilen Sanayi Doktora Programları kapsamında toplam 80 doktora bursu almaya hak kazanarak, Türkiye’deki tüm üniversiteler arasında açık ara birinci sıraya yerleştiğini sözlerine ekledi.

Bilimsel araştırmanın, öngörülmesi bile mümkün olmayan başka birçok uygulama alanı için geleceğin kapılarını açan bir anahtar olduğunu belirten Leblebici “Gelişmiş toplumların önemli zenginliklerinden biri, araştırma ve geliştirme altyapılarının gücü ve bu faaliyetlerin ekonomiye katkısının yaygınlık oranıdır” dedi.

Mezunlara tavsiyelerde bulunan Yusuf Leblebici, “Merakınızı ve kendinize olan güveninizi hiçbir zaman kaybetmeyin, vicdanınızın sesini hiçbir zaman susturmayın ve bu toprakların mirası olan alçakgönüllülüğü hiçbir zaman elden bırakmayın” diyerek sözlerine son verdi.

Törende, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ve Rektör Yusuf Leblebici’nin yanı sıra, lisansüstü mezunları adına Aysu Yurduşen, lisans mezunları adına Fatih Öztoprak ile Sabancı Üniversitesi Mezunları Derneği Başkanı Zeynep Bahar Çelik birer konuşma yaptılar.

Aysu Yurduşen

Aysu Yurduşen

Fatih Öztoprak

Fatih Öztoprak

Zeynep Bahar ÇelikZeynep Bahar Çelik 

Keplerin atılmasının ardından öğrenciler, Ayhan Sicimoğlu’nun canlı müziği ve dans gösterisiyle keyifli dakikalar yaşadılar. Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı danslara katılarak öğrencilerin mezuniyet sevincini paylaştı.

2019 Mezuniyet Törenimizin canlı yayın kaydını aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

New York – İstanbul sanat hattında başarılı bir Sabancı mezunu: Sinan Tuncay

New York – İstanbul sanat hattında başarılı bir Sabancı mezunu: Sinan Tuncay

Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı (VAVCD) Programı 2010 mezunu Sinan Tuncay’ın yönettiği müzik videoları geçtiğimiz aylarda School of Visual Arts’ın Fotoğraf ve Video Master bölümünün (MFA) 30. Yıl kitap fuarı kapsamında New York’taki binasında gösterildi.   

Sinan Tuncay

Sinan Tuncay

Sinan Tuncay kariyerinde emin adımlarla ilerlemeye Sabancı Üniversitesi’nden mezun olduktan henüz bir yıl sonra 2011’de Sezen Aksu’dan “Vay” adlı şarkısına klip yapması için aldığı teklif ile başladı. İlk müzik videosu olan “Vay”ı yine Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı (VAVCD) Programı 2011 mezunu arkadaşı Sevil Kaynak ile birlikte hazırladı. Bu kliple Altın Kelebek ve Kral Müzik Ödüllerinde yılın en iyi klibi ödüllerini aldı. 

Aynı yıl Photography, Video and Related Media alanında yüksek lisans yapmak üzere New York'taki the School of Visual Arts'a (SVA) gitti. 2013 yılında SVA’da yüksek lisansını tamamlayan Sinan Tuncay yılın büyük kısmını New York’da geçirirken İstanbul’da da çalışmalarını sürdürüyor.   

“Üzgünüm Leyla / I’m sorry Leyla” başlıklı ilk kişisel sergisini 2016 yılında New York'ta açan Sinan Tuncay aynı yıl New York sanat fonu tarafından da hibe ile ödüllendirildi.  

Sinan Tuncay’ın tasarımını ve yönetmenliğini üstlendiği Sezen Aksu’nun “Vay” ve “Manifesto”, Mabel Matiz’in “Sarmaşık” ve “A Canım” ve Gaye Su Akyol ‘un “İstikrarlı Hayal Hakikattir” adlı şarkısı olmak üzere toplam beş müzik videosu var. Sertab Erener’in “Bastırın Kızlar” adlı şarkısı için yapılan müzik videosunun ise Kreatif Direktörlüğünü yapmış. 

 

Eylül ayında İstanbul’da yeni bir sergisi açılacak olan Sinan Tuncay New York -İstanbul hattında fotoğraf ve video alanındaki işleri ile çeşitli uluslararası kişisel ve grup sergilerine katılırken bir yandan da yönetmenlik yapmaya devam ediyor.   

Sinan Tuncay Sabancı Üniversitesi ile ilgili olarak “Bu okulun hayatıma kazandırdığı en önemli unsur analitik düşünce becerisidir. Lisans eğitimimi yapmaya Sabancı Üniversitesi’nde yapmaya karar vermemde Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı (VAVCD) Programının bilindik kalıpların dışında bir program olması etkili oldu. Kendime çok daha fazla seeçenek yaratabileceğimi ve farklı alanlardan beslenebileceğimi düşündüğüm için kendimi Sabancı Üniversitesi’nde buldum.” diyor. 

Kendi iç dünyasını işleri ile yansıtabilen şanslı insanlardan olmak istiyorum diyen Sinan Tuncay günün birinde uzun metrajlı bir film yönetmeyi de hedefliyor. O hedefi gerçekleştiğinde kariyerinde emin adımlarla başarılı ve hızlı bir şekilde ilerleyen Sinan Tuncay ile ilgili belki de Oscar adaylığı haberini yaparız, neden olmasın?

Sinan Tuncay'ın proje ve müzik video çalışmalarına sinantuncay.com üzerinden ulaşabilirsiniz.

PURE Yaz Dönemi başladı

PURE Yaz Dönemi başladı

Sabancı Üniversitesi Lisans Araştırma Programı (Program for Undergraduate Research - PURE) 2018-2019 Akademik Yılı Yaz Dönemi öğrencileri, çalışmalarına 24 Haziran 2019 itibariyle başladı.

PURE oryantasyon toplantısı

Öğrencilerin eğitim hayatlarının erken bir döneminde güncel araştırma projelerinde deneyim kazanarak ilerideki yüksek lisans, araştırma, AR-GE kariyerlerine veya meslek hayatlarına bir adım önde başlamalarını hedefleyen PURE programının yaz dönemi, üçüncü yılında 175 lisans öğrencisini kampüste ağırlıyor. 

Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin yanı sıra yurt içi ve yurt dışında eğitim gören tüm lisans öğrencilerinin de katılımına açık olan PURE programının 2018-2019 Akademik Yılı Yaz Dönemi’ne toplam 517 başvuru oldu. Bu sene üçüncüsü düzenlenen PURE Yaz Dönemi’ne farklı üniversitelerde eğitim gören aralarında uluslararası öğrencilerin de yer aldığı toplam 175 lisans öğrencisi katılmaya hak kazandı.  

24 Haziran-9 Ağustos 2019 tarihleri arasında 7 hafta sürecek programda öğrenciler, Sabancı Üniversitesi Fakülte Üyeleri ve araştırmacıları tarafından açılan 53 projede görev alacak ve bilimsel araştırma deneyimi kazanacak. 

PURE Yaz Dönemi Oryantasyonu

Lisans Araştırma Programı Oryantasyon etkinliği 25 Haziran 2019 tarihinde Sinema Salonu’nda gerçekleşti. Sabancı Üniversitesi Rektör Yardımcısı Cem Güneri ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Hüsnü Yenigün'ün açılış konuşmasıyla başlayan oryantasyonda, öğrencilere Sabancı Üniversitesi'nde sunulan tüm araştırma imkânlarının kendi erişimlerine açık olduğu ve program boyunca kazanacakları doğru soru sorma ve problem çözme vb. becerilerin hem akademik hem de profesyonel yaşamda onlar için vazgeçilmez olacağı vurgulandı. Oryantasyonu, kampüs turu ve Collaboration Space gezisi takip etti.

PURE programı hakkında detaylı bilgi için PURE web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Polimer endüstrisi İzmir’de buluştu

Polimer endüstrisi İzmir’de buluştu

Polimer endüstrisinin öncü organizasyonlarından biri olan Uluslararası Polimer İşleme Mühendisliği Konferansı, 26-30 Mayıs 2019 tarihleri arasında İzmir Çeşme’de gerçekleşti. Konferansta düzenlenen PPS-35 Öğrenci Poster Yarışması’nda Sabancı Üniversitesi öğrencileri ilk üçte yer aldı.

PPS-35 Konferansı Yusuf Menceloğlu

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yusuf Menceloğlu’nun Türkiye temsilciliğini yürüttüğü Polymer Processing Society (PPS), bu yıl 35.si gerçekleşen Uluslararası Polimer İşleme Mühendisliği Konferansı’nda 40 ülkeden 500’ün üzerinde bilim insanını İzmir’de bir araya getirdi. 

Polimer sistemlerinin formülasyon, işleme ve şekillendirme yöntemleriyle, monomerden başlayarak son kullanıcıya hitap eden ticari ürün haline getirilmesi süreçlerinin mercek altına alındığı konferans, sektöre teknolojik ilerlemelerin paylaşıldığı bir tartışma ortamı sundu. 

Sabancı Üniversitesi öğrencileri PPS-35 Öğrenci Poster Yarışması’nda ilk üçte yer aldı.

Konferansa kayıt yaptıran öğrencilerin katılımına açık olan PPS-35 poster yarışmasının değerlendirmesi farklı kurumlardan 10 öğretim üyesi tarafından yapıldı. Yarışmaya katılan 113 poster arasından Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nano Mühendislik programından Çağla Girişken’in Sanayi Odaklı Projeler Programı kapsamında RAVAGO Petrokimya ile birlikte gerçekleştirdiği mezuniyet projesi  “Low Density, High Modulus Polypropylene Wood Composites Prepared by using Thermo Kinetic Mixer” konulu posteri birinci, Aleyna Beste Özhan’ın “The Design and Testing of a Poly(carboxylate ether)-based Viscosity Modifier for Ternary Blends of Ordinary Portland Cement, Calcined Clay, and Limestone”  konulu posteri ikinci, Mehmet Kerem Çıtak’ın Benzer şekilde yine mezuniyet projesi kapsamında yaptığı  “Partially Biodegradable Thermoplastic Polyurethane (TPU)/ Polylactic Acid (PLA) Blends with Improved Impact Resistance” konulu posteri üçüncü oldu. Dereceye giren öğrencilerimiz PPS üyeliği* ile ödüllendirildi.

PPS-35 Öğrenci Poster Yarışması

Dereceye giren öğrencilerimiz Mehmet Kerem Çıtak ve Çağla Girişken

*PPS, üyelerini uluslararası alanda endüstri ve akademiden araştırmacı bilim adamları ve mühendislerle temasa geçirerek, sürekli yeniliklerin olduğu polimer teknoloji alanında kritik tartışma ortamına yaklaştırıyor. PPS’e üyelik ve toplantılara katılım polimer işlenmesi alanında aktif herkese açıktır.

BIGGInner Programı 2019 Yılı Başvuruları Devam Ediyor

BIGGInner Programı 2019 Yılı Başvuruları Devam Ediyor

“Türkiye’nin En Girişimci ve Yenilikçi Vakıf Üniversitesi” Sabancı Üniversitesi; BiGGInner adıyla TÜBİTAK 1512 BİGG programı 1.Aşama Faaliyetleri’ni yürütecek resmi uygulayıcı kuruluşları arasında yer alıyor.

BIGGInner Başvuruları

Sabancı Üniversitesi İnovent A.Ş, “BiGGinner” adıyla TÜBİTAK’ın 1512 Bireysel Genç Girişimci Destekleme (BİGG) Programı’nın kapsamında teknolojik iş fikri sahibi girişimcilerin; iş fikirlerinin toplanması, desteklenmesi ve değerlendirilmesi ile ön değerlendirmeyi geçen girişimcilere yönelik ön kuluçka ve mentörlük desteklerinin verilmesi amacıyla görevlendirilen resmi uygulayıcı kuruluşlardan biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

TÜBİTAK 1512 BİGG programını merkez alarak enerji ve temiz teknolojiler, akıllı ulaşım, ileri imalat ve sanayi, iletişim ve sayısal dönüşüm ile sağlık ve iyi yaşam tematik alanları özelinde iş fikri sahibi teknoloji girişimcilerinin fikirden ürüne ve akabinde uluslararası pazarlara giden yolda ihtiyaç duyabilecekleri eğitim, sektörel ve teknik mentorluk, pazar ve kurumsal iş ağı geliştirme, ön prototip ve MVP imalatı, laboratuvar altyapısı erişimi imkanları ile yatırımcı ve müşteri görüşmeleri desteklerinin sunulduğu uçtan uca girişimcilik destek mekanizması olarak tasarlanan BiGGinner programı ile Sabancı Üniversitesi, TÜBİTAK tarafından seçilmiş resmi bir uygulayıcı olarak faaliyet gösteriyor.

BiGGInner programıyla Sabancı Üniversitesi, "yenilik odaklı teknolojik fikir sahibi girişimcileri, yalın girişim ve pazar geliştirme metodolojilerine dayalı farklı mekanizmalarla desteklemek, iş fikrinin teknik ve pazar doğrulaması gerçekleştikten sonra hazırlanacak bir iş planı ile girişimcinin ticarileşme yolculuğu boyunca ona eşlik etmeyi” amaçlıyor.

BiGGinner Programına başvurular 7 Temmuz 2019’a kadar sürecek. Program hakkında daha fazla detay için www.bigginner.com websitesini ziyaret edilebilirsiniz.

"2018 Yılı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi" açıklandı

"2018 Yılı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi" açıklandı

Sabancı Üniversitesi Vakıf Üniversiteleri arasında birinci sırada yer aldı

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) öncülüğünde oluşturulan "2018 Yılı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi" sonuçları Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından açıklandı. 

Buna göre "2018 Yılı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi"ne 85,49 toplam puan ile üçüncü sıradan giren Sabancı Üniversitesi vakıf üniversiteleri arasında birinci sırada yer aldı.

"2018 Yılı Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi"nde ilk onda yer alan üniversiteler ve puanları şöyle: Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) 93,16 puan, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 90,16 puan, Sabancı Üniversitesi 85,49 puan, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi 84,42 puan, Boğaziçi Üniversitesi 83,33 puan, Yıldız Teknik Üniversitesi 81,40 puan, Gebze Teknik Üniversitesi 77,82 puan, Hacettepe Üniversitesi 75,93 puan, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü 75,64 puan ve Ege Üniversitesi 70,66 puan.

Bu yıl endeks metodolojisinde üniversite performanslarının daha etki ve çıktı odaklı bir yaklaşımla ölçülebilmesini sağlamak amacıyla çeşitli değişikliklere gidilmiş. 2018 sıralamasındaki metodolojik değişiklikler şöyle:

  • “Girişimcilik ve Yenilikçilik Kültürü” boyutu endeks kapsamından çıkartılmış. Söz konusu değişiklik, bu boyut özelinde üniversitelerin istenilen gelişmeyi yakalamış olması; çıktı ve etki odaklı ölçümün gerçekleştirilmek istenmesi gerekçesi ile yapılmış.
  • Çıkarılan “Girişimcilik ve Yenilikçilik Kültürü” boyutunun ağırlığı diğer  “Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Yetkinliği', “Fikri Mülkiyet Havuzu”, “İşbirliği ve Etkileşim” ile “Ekonomik Katkı ve Ticarileşme” boyutları arasında eşit olarak dağıtılmış. Geçmiş yıllarda eşit ağırlıkta hesaplamaya dahil edilen alt göstergelerde kullanılan ağırlıklar da göstergelerdeki nitelik dikkate alınarak güncellenmiş ve bu yıl yapılan açıklamada paylaşılmış.
  • Gösterge değerlerinin hem salt değerleri (büyüklük) hem de öğretim üyesi değerine bölünerek (normalize) elde edilmiş değerleri hesaplamaya eşit oranda dahil edilmiş.

Önceki yıllarda sadece öğretim üyesi sayısına bölünerek verimlilik odaklı olarak yapılan hesaplamaların, bu yıl salt değerlerin (büyüklük) de eşit oranda dahil edilerek yapılması toplam bilimsel girdi ve çıktının büyüklük olarak da dikkate alınmasını; dolayısıyla yapısal olarak görece büyük üniversitelerin sıralamada ön sıralarda kendilerine yer bulmasına sebep olmuş.

Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi Metodolojisi Nedir? 

2018 yılı değerlendirmesi “Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Yetkinliği”, “Fikri Mülkiyet Havuzu”, “İşbirliği ve Etkileşim” ve “Ekonomik Katkı ve Ticarileşme” boyutlarından ve bu boyutların altında yer alan 19 göstergeden oluşan GYÜE’de, en güçlü olduğumuz boyut “İşbirliği ve Etkileşim” oldu. 

Üniversitelerin toplam bilimsel ve teknolojik çıktılarının salt değerleri ilk kez hesaplamalara dahil edildi 

Üniversite sıralama sistemleri ile ilgili yıllardır en çok tartışılan konulardan biri, bilime yapılan toplam katkının mı yoksa verimlilik odaklı olarak öğretim üyesi başına yapılan katkının mı dikkate alınması gerektiği konusu. 

Üniversitelerin kapasite olarak büyüklüğünden etkilenen toplam araştırma çıktısı göstergeleri, sıralamalardaki performans üzerinde önemli etkiye sahip oluyor. Bundan önceki yıllarda sadece öğretim üyesi değerine bölünerek verimlilik odaklı olarak yapılan GYÜE hesaplamasında bu yıl gösterge değerlerinin hem salt değerleri (büyüklük) hem de öğretim üyesi değerine bölünerek (normalize) elde edilmiş değerleri hesaplamaya eşit oranda dahil edildi. GYÜE’de daha önce hiç hesaba katılmamış olan büyüklükle doğru orantılı bir etmenin sisteme dahil edilmesinin sıralamada ciddi değişikliklere yol açmasına rağmen Üniversitemizin ilk üç sırada yer alması önemli bir sonuç olarak değerlendirilmektedir. 

“Türk üniversiteleri girişimcilik ve yenilikçilik kültürü konusunda beklenen gelişmeyi yakaladı” 

Önceki yıllarda girişimcilik ve yenilikçilik ile ilgili verilen dersler, kurum dışından katılımcılara yönelik düzenlenen eğitimler, Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) çalışan sayısı ve TTO’nun ilgili modülleri yerine getirdiğine dair kanıtlar TÜBİTAK’a sunuluyor, böylelikle üniversitelerin girişimcilik ve yenilikçilik kültürü değerlendiriliyordu. Üniversiteler tarafından bu boyuta dair veri geçtiğimiz yıl da sunulmuş olmasına rağmen üniversitelerin gelişim düzeyi dikkate alınarak ve aynı zamanda üniversite performanslarının daha fazla etki ve çıktı odaklı bir yaklaşımla ölçülebilmesini sağlamak amacıyla bu boyutun değerlendirmeden çıkarıldığı ifade edildi. Geçtiğimiz yıllarda öğretim üyesi sayısına göre normalize edilmeyen yani kapasite açısından üniversite büyüklüğünün etkisini barındıran tek boyut olan girişimcilik ve yenilikçilik kültürü boyutunun bu yıl sistemden çıkarılmış olmasının, yukarıdaki paragraflarda anlatılan salt değerlerin dahil edilmesine yönelik metodolojik değişikliğin etkilerini azaltıcı ve dengeleyici rol oynamış olabileceği söylenebilir. 

Göstergeler önemine göre farklı ağırlıklandırıldı 

İlk kez bu yıl açıklanan bilgiden hareketle, TÜBİTAK’ın önceki yıllarda boyut puanlamalarında her bir boyut içindeki göstergeleri eşit ağırlıklandırdığını öğrendik. Bu yıl ise, yapılan değerlendirmeler sonucunda 19 göstergenin birbirinden farklı oranlarda ağırlıklandırılmasına karar verilmiş. Bu sene kullanılan farklı ağırlıklandırmaya göre, en önemli göstergeler %12,5 ağırlık ile “Üniversite öğrencilerinin ya da son beş yıl içinde mezun olanların teknoparklarda, kuluçka merkezlerinde, TEKMER’lerde ortak veya sahip olduğu faal firma sayısı” ve %8,5 ağırlık ile “Akademisyenlerin teknoparklarda, kuluçka merkezlerinde, TEKMER’lerde ortak veya sahip olduğu faal firma sayısı” göstergeleri. Bu göstergeleri %7 ağırlık ile “uluslararası işbirliği ile yapılan projelerden elde edilen fon tutarı” ve “sanayi işbirliği ile yapılan projelerden elde edilen fon tutarı”, %6,88 ağırlık ile “uluslararası patent başvuru sayısı” ve “patent belge sayısı” izliyor. Ağırlığı geçtiğimiz yıllarda %6,25 olan Öğrenci/mezun firma sayısı göstergesinin ağırlığının geçtiğimiz yıla kıyasla iki katına çıkması ile bu göstergenin puanlamaya olan etkisi daha büyük önem kazandı.

Perakendede öne çıkan trendleri işaret eden son istatistikler

Perakendede öne çıkan trendleri işaret eden son istatistikler

Yazar: Ergi Şener / Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mikroelektronik Mühendisliği 2005 lisans, Sanayi Liderleri Elektronik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimi 2007 yüksek lisans mezunu. MBA/EMBA Öğretim Görevlisi

Son yıllarda, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de alışveriş şekli önemli ölçüde değişmiş durumda. Alışveriş merkezlerine gidip de saatlerce vitrinlere bakıp, mağazalara girip bir şeyler alma, artık yerini; zevkleriniz, istekleriniz ve harcama/alışveriş geçmişinizden yola çıkarak size öneriler sunan yapay zeka tabanlı öneri sistemlerine ve tüm sürecin mobilden ya da sosyal medya hesaplarından tamamlanabildiği uygulamalara bırakmakta.

Bu değişimin temelinde, perakende sektörünün dijital dönüşümden en başta etkilenen sektörlerden biri olması, bu alanda yeni teknolojilerin, rekabette öne geçmek adına oldukça hızlı benimsenip kullanılması ve artan müşteri talepleri yer almakta. Yeni teknolojiler ile değişen ve dönüşen süreçte, öne çıkan bir kavram yine müşteri deneyimi oluyor. Müşteri deneyiminden yola çıkan ve uçtan uca müşteri deneyimini doğru kurgulayan firmalar, uygulamalarında ciddi başarı sağlayarak, fark yaratmayı başarıyorlar. Forbes’da yayınlanan bir makaleden yola çıkarak, perakende de yaşanan değişimi ve bu değişimdeki müşteri deneyiminin önemini önde gelen firmaların tahminleri ve araştırmaları doğrultusunda paylaşmak istedim.

- “Multi-channel expectation” (çoklu kanal beklentisi): Tüketicilerin %73’ü, alışverişlerinde birden fazla kanaldan yararlanıyor. (Harvard Business Review)

- Omni-channel stratejisini oluşturmak önemli: Tüketicilerin% 61'i alışveriş yapmaya başladıkları cihazdan farklı bir cihazda alışverişlerini tamamlamaktalar. (Think With Google)

- Hala fiziksel kanallar önde: Her yaştan tüketici, alışverişlerini fiziksel mağazalardan yapmanın ilk tercihleri olduğunu belirtiyor: Baby Boomers olarak adlandırılan X jenerasyonunda bu oran %62’yken, Z Jenerasyonunda bile %58. (Salesforce)

- Aynı gün teslimat artık standart biz özellik haline geliyor: 2018’de, e-ticaret firmalarının % 51’i aynı gün teslimat opsiyonunu  sundular. Bu oran, 2017’de sadece %16’ydı. Uzmanlar, önümüzdeki iki yıl içinde perakendecilerin %65'inin aynı gün teslimat opsiyonunu sunacağını tahmin ediyor. (BRP Consulting) Tüketicilerin %88'i aynı gün veya daha hızlı teslimat için daha fazla ödeme yapabileceklerini söylüyor. (PwC)

- Instagram üzerinden alışverişler hızla artmakta: E-ticaret markalarının %41'i artık Instagram gönderileri üzerinden direkt olarak alışveriş yapılmasını sağlayan süreçleri entegre etmekte. (Digital Commerce 360)

- “Digital first” - Önce dijital: Tüketicilerin %87’si alışveriş süreçlerine dijital kanallardan başlıyor. Bu oran 2017’de %71’di. (Salesforce) Tüketicilerin % 53'ü tüm indirim kuponlarının dijital olmasını istiyor. (Inmar)

- Marka tercihleri çok kısa sürede değişmiyor: Tüketicilerin %77’i (bunların %60’i Millennials olarak adlandırılan Y jenerasyonu) belirli markaları 10 yıldan fazla süre tercih etmekteler. (InMoment)

- İndirimler karar mekanizmalarını etkiliyor: Tüketicilerin% 77'si indirimlerin, nereden alışveriş yapacaklarını belirlediğini söylüyor. % 48 oranında da indirimlerin karar alma sürecini hızlandırabileceğini belirtiliyor. (eMarketer)

- Alışverişlerde “personalization” (kişiselleştirme) beklentisi artıyor: Tüketicilerin %80’i kişiselleştirilmiş deneyimler sunan bir firmadan alışveriş yapmaya eğilimli olduklarını belirtiyorlar. (Edelman) %76 ‘lık oldukça geniş bir kesim de satın alma geçmişine göre kişiselleştirilmiş indirimler almak istiyor. (Loyalty) Perakendecilerin de %88'i kişiselleştirmenin, pazarlama etkinliğini arttırdığını belirtiyor. Ancak, tüketicilerin %64'ü perakendecilerin onları gerçekten tanımadığını düşünüyor. (Salesforce)

- Kişisel bilgiler paylaşılmak istenmiyor… Tercih opsiyonu durumunda, tüketicilerin %87’si, firmalardan kişisel verilerini kaldırmasını istiyor. (Marketing Dive) Ancak, tüketicilerin% 57'si firmalar kişiselleştirilmiş teklifler sağlıyorsa, kişisel bilgilerini paylaşmaya istekli olduklarını belirtiyorlar. (Salesforce)

- Lokasyon tabanlı kampanyaların önemi artıyor: Mobil pazarlama uzmanlarının %87’si, lokasyon tabanlı kampanyaların daha fazla katılım ve daha iyi müşteri geri bildirimine yol açtığını söylüyor. (Marketingland)

- Ücretsiz teslimat beklentisi: Müşterilerin çoğunluğu (% 58) alışveriş sürecini tamamlamadan  ayrılma nedenlerini yüksek kargo maliyeti olarak belirtiyor. (PRWeb)

- Güvenlik endişesi hep ön planda: Tüketiciler bir web-sitesini güvenli bulmadıkları durumda, %84 oranında alışverişe devam etmemekteler. (Global Sign)

- “Phygitalization”: Tüketicilerin %82’si fiziksel bir mağazadayken bile, ne alacaklarına karar verme noktasında, cep telefonlarından destek almaktalar. Bu tüketicilerin de %10’u ilk karar verdiğinden farklı bir ürün ile mağazadan ayrılmakta. (Think With Google)

- Mesaj önemli: Online müşterilerin %69’u, bir markanın mesajının kalitesi ya da uygunluğunun marka algısını etkilediğini düşünmekte. (Think With Google)

- Çağrı merkezlerinden “chatbot”lara: Müşteri hizmetleri operasyonlarının % 25'i, 2020 yılına kadar sanal müşteri asistanları ile gerçekleşecek. (Gartner)

- Yapay zeka yatırımları artıyor: Perakendecilerin 2022 yılına kadar AI’a  $7,3 milyar harcaması bekleniyor. AI kullanan perakendeciler iki yıl içerisinde %4’den, %28’e sıçradı. (Capgemini)

- Mobil sitenizin açılması, üç saniyeden uzun sürüyorsa, müşterilerinizin %53’ünü kaybettiniz demektir… (Think With Google)

- Deneyim her şey: Müşteriler mükemmel bir deneyim ile karşılaştıklarında, %16 daha fazla ödemeyi göze alıyor. (PwC) Tüketicilerin %48’i ise, kötü bir deneyim nedeniyle, bir firmadan başladıkları alışverişi sonlandırmayıp, rakibe yöneldiklerini belirtiyorlar. (Marketing Dive) Bu nedenle, 2020 yılına kadar, veri analitiği projelerinin %40'ından fazlası müşteri deneyimiyle ilgili olacak. (Gartner) 

Abone ol